Türkiye Diyetisyenler Derneği

Derneğimizin Tarihçesi

Öncü Kurucumuz
Prof. Dr. Türkan Kutluay Merdol’un Kaleminden


Giriş

Bir mesleğe mensup kişilerin mesleklerinde başarılı olabilmesi, ulusal ve uluslararası düzeyde dayanışma ve işbirliği içinde olmaları, aldıkları eğitimin sürekli geliştirilmesi ve mesleklerini uygulamalarına yönelik standartların ilgili yönetmelik ve yasalarla korunması gerekir.

Bu hususların gerçekleştirilebilmesi için meslek mensuplarının bir çatı altında örgütlenmeleri gerekir. İşte bu noktadan hareketle mesleğin ilk uygulayıcıları olan bizler, 1969 yılında Türkiye Diyetisyenler Derneğini kurduk. Derneği kurma faaliyetlerine başladığımızda çok az sayıdaki ilk mezunların bir bölümü yurt dışında idi ve eğitimimizi aldığımız Türkiye’nin ilk kurulan Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü üçüncü yıl mezunlarını henüz vermişti. Hemen bu konunun diğer ülkelerde nasıl yürütüldüğünü anlamak üzere araştırmalara giriştik. O tarihte Hacetepe Üniversitesi Kütüphanesi çok zengindi ve Amerikan Diyetetik Derneği yayın organı olan Journal of American Dietetic Association dergisi kütüphaneye düzenli olarak geliyordu. Bu sayede diyetisyenliğin tarihçe ve uygulamaları ile bilgileri elde ettik ve dernek kurmak için gerekli aktiviteleri başlattık.

Diyetisyenliğin Tarihçesi

İnsan sağlığının korunmasında beslenmenin önemi ilk çağlardan beri bilinen bir olgudur. M. Ö. 2500 yıllarında Babil’de bulunan taş tabletlerde hastalıklarda beslenmede yapılacak uygulamalar ile ilgili bilgiler bulunmaktadır. M.Ö 460-377 yıllarında yaşayan ve tıbbın babası olarak bilinen Hipokrat’ın “diyetle tedavi edebileceğiniz hallerde ilaç tavsiye etmeyiniz” dediğini biliyoruz. Yine 11. yüzyılda Çin’li bir doktor “ hastasını diyetle tedavi eden ilaçla tedavi eden daha üstündür” demiştir. Pek çok hastalığın gelişiminde ve tedavisinin etkinliğinin arttırılmasında diyetin önemli rolü olduğu pek çok araştırma ile kanıtlanmış durumdadır.

Ancak diyetler 20. yüzyıl sonuna kadar doktor tarafından belirlenmiş ve diyet hemşireleri aracılığı ile hastaya ulaştırılmaya çalışılmıştır. Diyetin bir diyetisyen kontrolünde hazırlanması 1899 yılınlda gerçekleşmiştir. Diyetin doktor ve hemşire dışında bişka bir sağlık personeli tarafından kontrole alınması gerektiği ilk kez Amerika’da gündeme gelmiştir. Amerikan Tıp Derneği 1877 yılında kendisine bağlı bir Diyetetik Komitesi oluşturmuş ve komitenin başına o sıralar bir yemek öğretmeni olarak görev yapan fakat tarifeleri daima besinlerin sağlıkla ilişkilerini göz önüne alarak hazırlatmasıyla ünlü Sarah Tyson Rarer’i getirmişlerdir. Mrs Rorer aynı yıl Diyetetik Gazete adı ile bir yayına başlamıştır. Gazete çok ilgi görmüş ve kendisine her gün yüzlerce; su şişmanlatır mı, sıcaklarda et mi, sebze mi yemeli gibi isorularla dolu mektuplar gelmeye başlamıştır. 1880 de 3 doktor Mrs Rorer’a kurumlarında bir diyet mutfağı açmasını önermişler ve o tarihten sonra hastanelerde diyet mutfağı yaygınlaşmaya başlamıştır. Bu gelişmelerden sonra diyet alanında çalışacak kişi gereksinimi ağırlık kazanmış ve 1899 da DİYETİSYEN adı ile meslek tanımlanmıştır. İlk tanım şöyledir: Diyetisyen, besin ve beslenme konusunda eğitim almış ve tanımlanan diyet tedavisini uygulayabilecek kişidir.

Beslenme alanındaki gelişmeler bu tarihten sonra hız kazanmıştır. Vitaminler diyetisyen tanımının yapılmasından 6 yıl sonra kimyasal olarak tanımlanabilmiştir. Daha sonra besinlerin bileşimleri ve besin ögelerinin vücuttaki fonksiyonları üzerine çalışmalar yoğunlaştırılmıştır. Bu durum tıpta tedaviden çok korunmanın önemli olduğu konusundaki görüş ağırlık kazandırmaya başlamış ve koruyucu hekimlik daha da önemli olmuştur. Bu durumda diyetetik alanı daha fazla ilgi çekmeye başlamış ve sadece hastalıkta nasıl bir diyet uygunacağı değil, sağlığın korunması için neler yenilmesi gerektiği üzerinde çalışmalar yapılmaya ve rehberler oluşturulmaya başlanmıştır. Bu arada Tıp Fakültelerinde beslenme dersleri okutulmaya başlanmıştır. Amerika’da Tıp Fakültelerinde bu dersi ilk açan yer John Hopkins Üniversitesidir. 1903 de üniversite bünyelerinde 3 aylık diyetetik kursları açılmaya başlanmıştır. Bu kurslara kabul edilmek için temel bilimlerden birinden mezun olmak ve 25 yaşın üzerinde olmak koşulu getirilmiştir. Bu kurslardan geçenlere diyetisyen denilmeye başlanmıştır. Diyetisyenlerin o tarihlerde bir örgütleri yoktur, fakat 1909 yılında kurulan Ev Ekonomistleri Derneğine üye olarak iletişimlerini sağlamaya çalışmışlardır.

Diyetisyenlik mesleği Birinci Dünya Savaşı sırasında önem kazanmaya başlamıştır. 1917 yılında İngiltere’de 2.500.000 erkek askere alınmak için sağlık kontrolünden geçirilirken bunların % 41 inde beslenme bozukluğu olduğu saptanmış ve askere alınmaları uygun görülmemiştir. ABD nin savaşa girmesiyle besinleri satın alma, saklama ve servisinde dikkat edilecek noktaları öğretecek, askerlerin besin ihtiyaçlarını ve yemeleri gerekli miktarı tayin edecek, hasta ve yaralıların beslenmesini planlayacak kişi ihtiyacı ortaya çıkıyor, bu amaçla orduya diyetetik formasyonu olan 356 kişi alınıyor. O yıl Ev Ekonomistleri Derneği savaş nedeniyle yıllık toplantılarını iptal ediyor. Lenna Cooper ve Lulu Graves isimli iki diyetisyen “şimdi diyetisyenlerin bilgilendirilmeye daha çok ihtiyaçları var” diyerek tüm diyetisyenleri davet ediyor ve bir konferans düzenliyorlar. Bu konferansa 98 kişi katılıyor ve toplantıda Diyetisyenler Derneği kurulmasına karar veriliyor ve 1917 de Amerikan Diyetetik Derneği (ADA) adı ile derneklerini kuruyorlar. ADA ilk toplantısını 1918 yılında yapıyor ve o yıl ihtiyaç nedeniyle diyetetik hizmetlerini 4 alana ayırıyorlar. Bunlar, 1) Tedavici Diyetisyen, 2) Yönetici Diyetisyen, 3) Toplum Sağlığı Diyetisyeni, 4) Eğitici Diyetisyendir. Diyetisyenlik eğitimi 1922 de dört yıllık eğitime geçiyor ve dernek 1925 yılında “Journal of American Dietetic Association” adlı bir dergi yayınlamaya başlıyor. Dernek ilk erkek üyesini 1930 yılında alıyor.

Sonraki yıllarda çalışma hayatındaki kişilerin sayısının artışı ve kadınların çalışma hayatına başlaması ev dışında yemek yemeyi gündeme getirince yönetici diyetisyen olarak tanımlanan kurum diyetisyenliği ağırlık kazanmaya başlıyor ve yemek servisi veren kurumlar diyetisyen istihdam etmeye başlıyorlar. 1939 da II. Dünya savaşı patlak verince diyetisyenlik yine önem kazanıyor ve orduya 1300 diyetisyen çağrılıyor. 1969 da diyetisyen olarak çalışılabilmesi için RD (registered dietitian) koşulu getiriliyor. RD olabilmek için formal eğitimden sonra Amerikan Diyetetik Derneği tarafından akredite edilmiş bir kurumda bir yıl stajyer olarak çalışmak gerekiyor. ADA 1977 yılından itibaren yoğun bir şekilde hizmet içi eğitim seminerleri düzenlemeye başlıyor. 1984 de Amerikan Diyetisyenler Derneğinin 51.000 üyesi bulunuyor. Bugün bu sayı 67.000e ulaşmış bulunmaktadır(1).

Daha sonra Amerika’yı diğer ülkeler izlemeye ve Diyetetik Dernekleri kurmaya başlamışlardır. İsveç (1921), Danimarka (1923), Japonya (1926, Kanada (1933), İngiltere (1936), Hollanda (1941), İsviçre (1942), Yeni Zelanda (1943), Norveç (1948), Fransa (1954, Avusturya (1955), Almanya (1957), İrlanda (1960) yılında derneklerini kurmuşlardır. Türkiye ‘de dahil diğer ülkeler derneklerini bu tarihten sonra kurmaya başlamışlardır (2).

Diyetisyenlik mesleğindeki gelişmeye paralel olarak diyetisyenlerin çalışma alanları da oldukça fazlalaşmıştır. Filipin’li meslekdaşımız Orbeta’nın söylediği gibi “nerede besin varsa orada diyetisyen için bir altın kase vardır”(3). Diyetisyenlerin çalışabildiği alanlar şu şekilde sıralanabilir:

● Eğitim kurumlarında Eğitici Diyetisyen olarak,
● Araştırma kurumlarında Araştırıcı Diyetisyen olarak,
● Hastanelerde Tedavici Diyetisyen olarak (Bugün bu alan pek çok alt alana ayrılmış bulunmaktadır. Bunlar; Diyabet Diyetisyenliği, Renal Diyetisyenlik, Onkoloji Diyetisyenliği, Enteral-Parenteral Ünite Diyetisyenliği, Poliklinik Diyetisyenliği vb dir).
● Toplu Beslenme Yapılan Kurumlarda Yönetici Diyetisyen olarak, (Okul, Banka, Kamu kurumu vb yiyecek içecek servislerinde, Lokanta, Otel vb yiyecek servislerinde, Yaşlı Bakım Evlerinde, Yemek Fabrikalarında)
● Toplum Sağlığı Diyetisyeni olarak, (Bakanlıklar, Ana-Çocuk Sağlığı Merkezleri, Uluslararası Yardım Kuruluşları vb yerlerde)
● Besin Endüstrisinde ürün danışmanı olarak,
● Özel Danışmanlık Ofislerinde,
● Sağlık Klüpleri, fitness merkezleri vb yerlerde danışman olarak,
● Sporla uğraşan kişi ve gruplara eslenme danışmanı olarak,
● Gazete, dergi yazarlığı, radyo, TV gibi medya programlarında danışman ve program yapımcısı olarak

Türkiye’de Durum

Türkiye’de diyetisyenlik eğitimi 1962 yılında Hacettepe Üniversitesinde Prof. Dr. İhsan Doğramacı tarafından başlatılmıştır. Önceleri Diyetetik adı ile kurulan program 1963 de Beslenme ve Diyetetik olarak değiştirilmiştir. İlk mezunlarını 1966 da veren bölümde ilk beş yıl sırasıyla 10, 13, 11, 4 ve 11 olmak üzere 48 gibi az sayıda öğrenci eğitim almıştır. Daha sonra kontenjan yükseltilmiş ve 60 a çıkarılmıştır. Bugün (2008 mezunları ile birlikte), Hacettepe Beslenme ve Diyetetik Bölümünden mezun öğrenci sayısı 1935 olmuştur. Bilindiği gibi 1998 yılında Erciyes Üniversitesinde, 1999da da Başkent Üniversitesinde Beslenme ve Diyetetik Bölümleri açılmış ve diyetisyen sayısı 2000i aşmıştır. Daha sonra Ankara’da bir, Istanbul’da iki, Mugla’da bir ve Kıbrıs’da bir olmak üzere diğer Beslenme ve Diyetetik bölümleri de eğitimlerine başlamışlardır. Bugüne kadar (2008), mezunlardan 168 i bilim uzmalığı 62 si de doktora derecelerini almışlardır.

Hacettepe’de eğitim başladıktan sonra diyet mutfağı ve çocuklar için özel mama mutfağı da açılmış ve ilk öğrenciler bölümde laboratuarlar gelişene kadar ilk uygulamalarını bu mutfaklarda yapmışlardır. Esasında Diyet Mutfağı daha önce Istanbul’da Prof. Müfide Küley tarafından çok önceleri açılmış ve hastalara özel diyetler hazırlama uygulamalarına başlanmıştı. Bu mutfaktaki uygulamalar hemşirelerin denetiminde yürütülüyordu. Bugün hala her sağlık kurumunda görevli bir diyetisyen bulunmaması nedeniyle diyet mutfakları istenen düzeylere gelememiş, özel diyet hazırlanmasından çok, hazır özel karışımlar kullanılması yaygınlaşmaya başlamıştır.

Derneğin Kuruluşu

Ben, Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünün ikinci yıl mezunlarındanım. Öğrenci olduğum yıllarda çevreme mesleğimin ne olduğunu anlatmakta zorluk çekerdim. Bu nedenle mezun olur olmaz örgütlenmemiz gerektiğine karar verdim ve dernek kurma faaliyetlerine öncülük ettim. Dernek kurmak için bir tüzük hazırlamak gerekiyordu. Benzer bir tüzük bularak işe başlayabiliriz diye düşünerek Hemşirelik Derneğinden tüzük istedim. Bu tüzük üzerinde düzeltmeler yaparak “Diyetisyenler Derneği Tüzüğü” nü hazırladım ve bir iki arkadaşa konuyu açtım. İlk mezunların bir bölümü Amerika’ya gönderilmişti. Biz bir avuç arkadaş gerekli işlemleri tamamlayarak 1969 yılında Türkiye Diyetisyenler Derneği adı ile derneğimizi kurduk

(Kurucu Üyeler: Türkan Kutluay Merdol, Sevinç Yücecan, Ufuk Güneyli, Güneş Soysal, ve Şenda Tunca’dır).

Dernek çalışmalarına hızlı bir şekilde başladık ve hemen Beslenme ve Diyet adı ile bir dergi çıkarmanın uygun olacağını gündeme getirdik ve 1970 yılında dergimizin ilk sayısını yayınlamayı başardık

(İlk Yayın Kurulu: Türkan Kutluay Merdol, Gülden Köksal, Sevil Yeğinobalı, Vahide Özbayer ve Merih Beygo’dur).

Dergimize kimlik kazandırmak için Editör olarak hocamız Prof. Dr. Ayşe Baysal’ın adını yazdık. Hocamız Prof. Baysal o günden beri bize borcunu öylesine ödedi ki kendisine bu satırlarda yürekten teşekkürü bir borç bilirim. Dergimizin, araştırma ve derleme makaleler dışında, “İlginç Yayın Özetleri” ve “Beslenme Haberleri” diye iki bölümü daha vardı. Bu bölümleri hep ben hazırlıyordum ve gerçekten çok yoruluyordum. Ancak hocamız Prof. Baysal bir iki sayı sonrası derginin editörlüğünün yanı sıra ilginç yayın özetleri kısmını da üstlendi ve bugüne kadar hiç aksatmadan bize uluslararası dergilerdeki yayınların özetlerini yazmayı sürdürdü. Dergiyi ilk yıllarda yılda üç kez yayınlıyorduk, daha sonra sayıyı basım masraflarının ağırlığı nedeniyle yılda ikiye indirdik. Dergimiz hala başarı ile yayını sürdürmektedir. Bizden sonra gelen başkanlar ve yayın kurulu üyeleri derginin devamlılığını sağlamada çok başarılı oldular.

Derneği kurduğumuz yıl içinde “Diyetisyen Baloları” düzenlemeye başladık. Bu balolarda mezunlarımızın çalıştığı kurumlarda görevli hekim ve diğer sağlık personeli ile olan ilişkilerimiz güçlendi.

Mezun olan meslekdaşlarımızın hizmet içi eğitimlerinin gerçekleştirilmesi amacıyla, Prof. Dr. Gülden Köksal arkadaşımla birlikte 1989 yılında “Hizmet İçi Seminerlerimizi” başlattık. Bu seminerler yılda en az iki olmak üzere aralıksız ve başarı ile sürmektedir. Bu seminerlerin sürdürülmesinde de yine bizden sonra yönetim kurullarında görev yapan ve başkanlık yürüten meslektaşlarımızın çok emeği vardır. Türkiye Diyetisyenler Derneğinin kuruluşundan bu yana dernek yönetim kurulunda görev yapan arkadaşlarımızın adları dernek sayfasının bir köşesinde en kısa zamanda yer alacaktır.

Derneğimiz çalışmalarını değerli hocamız Prof. Ayşe Baysal’ın ev adresini dernek çalışma yeri olarak bildirerek sürdürebilmiştir. Dernekler masası derneğimizi denetlemeye geleceği zaman bir evraklarımızı hocamızın evine taşırdık. Kendisi bize ikramlarda bulunurdu. Bu desteklerinden dolayı da kendisine tekrar teşekkürü bir borç biliyorum.

Derneğimize daha sonra bir yer kazandırmak için hocamızla ve benim yaptığımız bağışlarla bir kampanya başlatıldı ve bütçede bir fon ayrıldı. Bu kampanyaya üyelerimizden çok az katılım oldu. Doç. Dr. Seyit Mercanlı’gil’in başkanlığı döneminde bu fon güçlendi ve derneğimizin bugünkü merkezi açılmış oldu. Dernek Merkezinin açılış gününe ilişkin fotoğraflar sitenin ilgili bölümünde görülebilir.

Uluslararası Meslek Örgütlerimiz ve Derneğimizin Üyeliği

Dünya Diyetisyenleri, ülkelerarası işbirliğini ve bilgi alışverişini sağlamak amacı ile 1950 yılında Uluslararası Diyetetik Dernekleri Komitesi (ICDA-International Commitee of Dietetic Associations) adı ile bir komite oluşturmuşlardır. Bu komite 1952 yılından başlayarak 4 yılda bir uluslararası kongreler düzenlemektedir. Türkiye bu kongrelere ilk kez, 1972 yılında Hannover’de gerçekleştirilen VI. Kongreye “Türkiye’de beslenme” konulu bir tebliğle (Türkan Kutluay Merdol) katılmıştır. O yıl bu kongreye Gülden Köksal ve Suna Baykan da katılmışlardır,. Türkiye Diyetisyenler Derneğinin ICDA’e üyeliği 2000 yılında başarılabilmiştir. ICDA 2002 yılında adını Uluslararası Diyetetik Dernekleri Konfederasyonu olarak değiştirmiştir. Bilindiği gibi diyetetik dernekleri dışında her ülkede beslenme ile uğraşan uzmanların üye oldukları Beslenme Dernekleri (Society of Nutrition) de bulunmaktadır. Bu dernekler de 1948 yılında IUNS (International Union for Nutrition Societies-Uluslar arası Beslenme Dernekleri Birliği)adı ile bir çatı altında birleşmişler ve 1952 yılından itibaren uluslararası kongrelerini düzenlemeye başlamışlardır. Türkiye’den bu birliğe üye herhangi bir kuruluş yoktur ancak bu birliğin kongrelerine de zaman zaman ülkemizden katılımlar olmuştur. ICDA 1978 yılında bu birliğe tüm dünya diyetetik dernekleri adına üye olmuştur. Böylece iletişim ağına iştirak olunmuştur. ICDA diyetetik eğitim ve uygulamaları ile dünya çapında araştırmalar yapmakta ve bunu zaman zaman sitesinde (www.internationaldietetics.org) yayınlamaktadır. Amerika’da Avrupa’da, Asya’da ve Afrika’da diyetisyenlik eğitim ve uygulamaları ile ilgili bilgi ve gelişmelerin yer aldığı bu yayınlara, Türkiye Diyetisyenler Derneği Dış İlişkiler Komitesi olarak, ICDA den gönderilen tüm anketler cevaplandırılarak verilen katkılar aksatmadan sürdürülmektedir.

Avrupa’daki Diyetetik Dernekleri de bir federasyon şeklinde bir araya gelmelerinin uygun olacağı görüşü ile 1978 yılılnda Danimarka’da EFAD’ı (Eurapean Federation of Associations of Dietitians- Avrupa Diyetetik Dernekleri Federasyonu) kurmuşlardır (4). Türkiye Diyetisyenler Derneği EFAD’a 1994 yılında üye olmuştur. EFAD her yıl bir ülkede delege toplantısı düzenlemektedir. Türkiye Diyetisyenler Derneği EFAD’a ilk delegeyi (Muazzez Garibağaoğlu)1994 yılında göndermiştir. Bu delege harcamalarının yarıdan fazlasını kendi cebinden yapmıştır ve delege toplantılarına katılımını düzenli olarak sürdürmüş ve 1996 yılında delege toplantısının Istanbul’da yapılmasını sağlamıştır.. EFAD kurulduğu yıldan sonra iki yılda bir eğitim forumları düzenlemekteydi. Bu forumlara Türkiye olarak üç kez davetli konuşmacı (Türkan Kutluay Merdol, Gülden Pekcan, Tanju Besler) ve oturum başkanlıkları alarak (Türkan Kutluay Merdol, Ayşe Baysal) katılmıştır. EFAD 2006 yılında DIETS (Dietitians Improving the Education and Training Standards- Diyetisyen Eğitim ve Uygulama Standartlarını Geliştirme) adı ile bir proje başlatmıştırı. Proje başkanlığını Anne de Loy adlı İngiliz bir diyetisyenin yaptığı bu projede Türkiye Diyetisyenler Derneği, Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü ve Erciyes Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü olarak katılınmaktadır. Proje eğitici ve diyetisyen değişim ziyaretleri ile Avrupa’lı diyetisyenlerin birbirleri ile iletişimlerini güçlendirerek bilgi alışverişi yapmalarını ve özellikle diyetisyen eğitiminin önemli bir parçası olan staj uygulamalarında kalite yükseltmeyi hedeflemektedir. Proje her üç ayda bir Newsletter (Bülten) yayınlamaktadır. Bu bültenlere Türkiye’den de yazı göndererek katılım verilmektedir. EFAD diyetisyenlik için eğitim ve uygulama standartlarını gösteren bir benchmark (göstergeler) hazırlamış ve üye ülkelerden bunu tercüme ederek dernek web sitelerine koymalarını istemiştir. Türkiye olarak bunu gerçekleştirdik ve sitemize yerleştirdik. (EFAD’ın aktiviteleri, üyeleri, DIETS projesi ve proje bültenine, www.efad.org adresinden ulaşılabilir. Ben tüm bu aktiviteler içinde yıllarca yer alarak Türkiye’yi temsil etmeye çalıştım. DIETS projesinde bir süre Dissemination (Haberleri yayma, paylaşma) grubu başkanı olarak görev yaptım.

Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü tarafından Derneğimizin destekleri ile düzenlenen Uluslararası Beslenme ve Diyetetik Kongrelerinin 2006 yılında gerçekleştirilen kongresinde yer alan bir panelde benim başkanlığımda, bu kuruluşları temsilen davet edilen diyetisyenler tarafından ilgili açıklamalar yapılmıştır. ICDA ve IUNS Masha Sharp, EFAD Carol Middleton tarafından tanıtılmıştır.

Son Söz

Derneğimiz aktivitelerini başarı ile sürdürmektedir. En önemli çalışması meslek yasamızın yürürlüğe alınması olacaktır. Bu konuda yıllardır büyük bir çaba sarfedilmektedir. Hazırlanan yasa defalarca Sağlık Bakanlığına ulaştırılmış ve konu hep gündemde tutulmuştur. Ancak, Avrupa Ülkelerindeki uygulamaları esas alan bakanlık yetkilileri birlikten talep gelmedikçe bu yasayı çıkaracak gibi görünmemektedir. EFAD son birkaç yıldır diyetisyenler için bir yasal düzenleme üzerinde çalışmaktadır. Umuyorum ki bu çalışmalar bir süre sonra ülkemize de yansıyacak ve mesleğimiz bir yasaya kavuşacaktır. Başta yeni dönem başkanımız Prof. Dr. Yasemin Beyhan olmak üzere bu yazıyı hazırlamamı isteyen yönetim kuruluna içtenlikle teşekkür eder, çalışmalarında başarılar dilerim.

Kaynaklar

1- A new Look at the Profession of Dietetics, Report of the 1984 Study Commission on Dietetics, The American Dietetic Association, Chicago, 1985.
2- Kutluay-Merdol,T.: 30. Yılımızda Dünya Diyetisyenliği, Beslenme ve Diyet Dergisi, 25:1:7-11,1996.
3- Kutluay- Merdol, T.: Diyetisyenleri ve Beslenme Uzmanlarını 21. Yüzyıla Hazırlamak (Çev). Beslenme ve Diyet Dergisi, 22:1: 15, 1993
4- Education Programmes for Dietitans in the Memberstates of EFAD, Mimograf.
5- Diyetisyen tanım ve standartları, Türk Standartlar Enstitüsü Yayını, TK13114, 2004

Not

Değerli Üyeler,
Bu tarihçede yer almasını istediğiniz konuları lütfen tarafıma iletiniz. Gerekli eklemeleri yapalım.

Kullanıcı Adı: 
Şifre: 
 
Üye Ol  |  
DUYURULAR
DİYETİSYENİNİZ...
41. yılında TDD
TAKVİM VE YAYINLAR

Telif Hakkı ® 2009 
tdd.org.tr 


Çevrimiçi6 kişi
Bu Gün22 kişi
Bu Ay227 kişi
Bugüne Kadar32758 kişi
İnternet Reklam Paketi