Türkiye Diyetisyenler Derneği

Diyetisyenlerin diyaliz isyanı

(29.04.2010)

DEĞERLİ  MESLEKTAŞLARIMIZ

Sağlık Bakanlığı Yataklı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile olan
randevumuz yani; Diyaliz merkezleri yönetmeliği ile ilgilenen Sayın Genel
Müdür Yardımcısı Dr. Arif Kapıağası ile 20.04.2010 saat 14: 30 da
gerçekleşmiştir. Yaklaşık 1 saat 20 dakika süren bu görüşmede Sayın
Kapıağası bizi oldukça sıcak karşılamış ve son derece ilgili davranmıştır.

Görüşme öncesi, konu ile ilgili meslektaşlarımızdan gelen öneriler,
değerlendirmeler ve raporlar doğrultusunda bir dosya oluşturulmuştur. Bu
dosyada Türkiye'de bulunan diyaliz merkezleri ve hastaların durumlarını ele
alan bir rapor, diyaliz diyetisyeninin nasıl çalışması gerektiği ile ilgili
görev tanımı, AB de bunun nasıl yapıldığı ile ilgili bir doküman,  diyetisyenin
ülke ekonomisine olumlu katkıları ve beslenme politikalarının
oluşturulmasındaki önemini vurgulayan bir dosya hazırlanmıştır. Bu dosyada
ayrıca sizlerden gelen Diyaliz diyetisyenleri adına bir dilekçe ve faks
örneği de yer almıştır.

Yapılan görüşmede bu çerçevede olmuştur. Görüşmenin başında yönetmelikte
yapılan bu değişikliğin gerekçesi sorulmuştur. Bunun diyetisyenler yönelik
bir durum olmadığı sağlıkta dönüşüm programının bir parçası olduğu ifade
edilmiştir. Yani başka meslek guruplarının da gözden geçirildiği
söylenmiştir.  Örneğin sırada Aile hekimliğinin hayata geçirilişinde de bazı
sıkıntıların yaşanacağı gibi.

Sayın Kapıağası Enfeksiyon doktorudur. Ancak diyetisyeni iyi tanıyan bir
kişidir. Bu göreve 3 ay önce getirilmiş. Bizzat diyaliz ünitelerini
gezdiğini, araştırma yaptığını ancak çok iç açıcı durumlar olmadığını ifade
etmiştir. Yaptığım görüşmeler ve izlenimler sonucu pek çok yerde sizin
anlattığınız gibi çalışan diyetisyenler göremedim, diplomasını bırakmış
kendisi yok demiştir. Bu konuda daha yakın zamana kadar Dr. ve eczacıların
da diploma kiraladıkları, ancak getirilen cezai müeyyidelerle vazgeçmek
zorunda kaldıklarını, aynı durumun diyetisyenlere de uygulandığında bundan
vazgeçilebileceğini, birkaç çürük elmanın genele yansıtılmaması gerektiği
anlatılmıştır.

Konulara duyarlı olmamız ve meslek örgütümüze sahip çıkmamızın önemi bir kez
daha ortaya çıkmıştır. Kendisine meslektaşlarımızın bu konudan çok rahatsız
olduklarını, endişe duyduklarını ve bununla ilgili pek çok faksın geleceğini
söylediğimizde; gördüğümüz masasında ancak 7-8 faksın olduğu idi.

Sonuç olarak bize ifade edilen; Sağlıkta dönüşüm politikaları çerçevesinde
pek çok konuda olduğu gibi bu konunun da tartışmaya açıldığı ve çeşitli
kurumlardan görüş istendiğidir.  Bu konu ile ilgili TDD den de görüş
isteneceği söylenmiş, ancak biz zaten bu görüşmeyi yaparak ve dosyamızı
vererek bunu yerine getirmiş olduk.

Bundan sonraki süreçte takipçisi olacağız. Görüş verecek kurumlardan
birisinin de SGK olduğunu biliyoruz. Buradaki komisyon başkanından randevu
talebimiz olmuştur. SGK nın görüşünün bizim lehimize çıkması için ikna
ziyaretimiz olacaktır. Gelişmeler oldukça yayınlanacaktır.

Sevgi ve Saygılarımızla

TDD Genel Merkez
Yönetim Kurulu

20.04.2010

 

 

 

 

 

 

 

Değerli Meslektaşlarımız                       28 04 2010

 

Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile olan temaslarımız sürmektedir. Aynı zamanda ulaşabileceğimiz herkesi aramakta ve irtibat kurmaktayız.SGK ile yaptığımız görüşmeler sonucu Sağlık Bakanlığına Diyetisyenlerin kalması konusunda olumlu görüş vereceklerini söylemişlerdir.

 

Bir meslektaşımızın babası AKP milletvekili olup bizzat konu ile ilgilenmektedir. Kendisi ile yaptığımız görüşmede Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Sayın Turan Buzgan ile görüştüğünü konunun ne durumda olduğunu öğreneceğini ve destek olacağını belirtmiştir.

 

Meslektaşımız Kamile Sü nün ve bizim çağrılarımıza kulak verip faks çekenlerin ellerine sağlık. Etkili olduğunu düşünüyoruz. Artmasını istiyoruz.

 

Basında da yaptığımız açıklamaların kamuoyu yaratılmasında etkili olacağı düşüncesinde olup ajanslara aşağıdaki gibi haberlerin çıkması için çaba göstermekteyiz.

 

Daha güzel yarınların hepimizin olması dileklerimizle.

 

Saygı ve Sevgilerimizle

 

TDD Genel Merkez

Yönetim Kurulu

 

28.04.2010

 

 

 
 

NOT: Basında çıkan haberimiz.

 

Diyetisyenlerin diyaliz isyanı

 

Yeni hazırlanmakta olan özel diyaliz merkezleri açma koşullarını belirleyen yönetmelikten diyetisyenlerle ilgili çalışma zorunluluğunun kaldırılmasının gündeme gelmesi yüzlerce diyetisyeni ayağa kaldırdı. Sibel Güneş

28.04.2010 18:25:30

SG - Sağlık Bakanlığı’nın özel diyaliz merkezi açma koşullarını düzenleyen yönetmelikten diyetisyen çalıştırma zorunluluğunu çıkarmasına yüzlerce diyetisyen isyan etti. Türkiye’de sayısı 980 olan diyaliz merkezlerinin 390’ını özel merkezler oluşturuyor. Bu merkezlerde de 300 diyetisyen görev yapıyor.
Yeni hazırlanan yönetmeliğin 300 diyaliz diyetisyeninin çalışma güvencesini ortadan kaldıracağına dikkat çeken Türkiye Diyetisyenler Derneği Başkanı Mine Akın sağlığın bir ekip çalışması olduğunu bu ekipten diyetisyenin çıkarılmasının bir hata olduğuna dikkat çekti.
“Özel diyaliz merkezlerinde diyetisyen çalıştırma zorunluluğu vardı. Bunun kaldırılacağını öğrendik. Bu kaldırılırsa diyetisyenler işten çıkarılacak. Hastaların beslenme eğitimi yapılamadığı için sağlık sorunları komplikasyonlar artacak. Diyalize girme sıklığı artacak. Tedavi maliyetleri artacak. Bu da SGK’nın diyaliz merkezine ödeyeceği paranın artması anlamına geliyor. Bakanlığın yönetmelikte böyle bir düzenleme yapmasını istemiyoruz.”
Sağlık Bakanlığı'na yönetmeliğin düzeltilmesi için yüzlerce dilekçe gönderen diyetisyenler şu noktalara dikkat çekiyor.
"15 sene önce Uzman Hekim, Diyaliz Sertifikalı Pratisyen Hekim, Sosyal Hizmet Uzmanı, Psikolog, Diyetisyen, Sertifikalı Diyaliz Hemşiresi ile tam donanımlı bir kadro ile hizmet vermeye başlayan diyaliz merkezleri zamanla Sosyal Hizmet Uzmanlarına veda etti.
Daha sonra psikologlar görevden alındı. Şimdi ise kurumlar uzman hekimlerine konsültan olarak görev yapan nefrologlarına ve diyetisyenlerine veda edecek.”
Diyetisyenler, bu düzenlemelerin hizmet kalitesini düşüreceğini belirterek, “Diyaliz hastaları bildiğiniz üzere kronik hasta grubundadır. Hayatla olan bağları pamuk ipliğine bağlıdır” deniliyor.

Diyaliz hastaları için ilaç tedavisinin yeterli olamayacağına da dikkati çeken diyetisyenler, şu görüşleri dile getiriyorlar:
“Kaç tane hasta polikistik böbrek hastası, at nalı böbreği sendromuna sahip veya Akdeniz ateşi hastalığından dolayı diyaliz hastası? Hastaların yüzde 60-80’i diyabet ve hipertansiyon nedeniyle diyaliz hastasıdır. Ve bu hastalar diyabetin ilaç tedavisi ile kontrol altına alınabileceğini sanan arkadaşlarımıza emanet edilecek… Bu hastaların ilaçlarını tabiî ki hekim düzenlesin, ama diyabetik diyeti bırakın da diyetisyen üstlensin. Diyetine özen göstermeyen hastanın şekeri kontrol altına alınamıyor. Şeker kontrolü, düzenlediğimiz ve takip ettiğimiz diyet programı ile sağlanabilmektedir. Bunlar yaşamsal önemdedir ve ihmal edilmemesi gereken hususlardır.”
Diyetisyenler, diyaliz tedavisi maliyetinin, diyetisyenleri devre dışı bırakmakla değil, doğru bir diyet tedavisi uygulayıp hastanın ilaç maliyetini azaltmakla düşürülebileceğini belirtiyorlar.
Muhabir Sibel Güneş

 




Diğer Haberler

Cumhurbaşkanı ile TDD Görüşmesi   » detaylı bilgi için tıklayın...
(23.02.2010)

Toplu Beslenme Sistemleri Sempozyumu   » detaylı bilgi için tıklayın...
(15.01.2010)

Diyetisyeniniz Diyorki BESİN GÜVENLİĞİ   » detaylı bilgi için tıklayın...
(26.01.2010)


Kullanıcı Adı: 
Şifre: 
 
Üye Ol  |  
DUYURULAR
DİYETİSYENİNİZ...
41. yılında TDD
TAKVİM VE YAYINLAR

Telif Hakkı ® 2009 
tdd.org.tr 


Çevrimiçi5 kişi
Bu Gün21 kişi
Bu Ay226 kişi
Bugüne Kadar32757 kişi
İnternet Reklam Paketi