YETERLİ ve DENGELİ BESLENME

            Beslenme, yiyeceklerin ve besin maddelerinin vücuda alınarak kullanılmasıdır. Yalnızca açlığı bastırmak, karın doyurmak için değildir. Beslenmede amaç kişinin yaşına, cinsiyetine, içinde bulunduğu fizyolojik duruma (çocuk, gebe vb.) göre bütün besin öğelerinden yeterli miktarda sağlayabilmektir. 

            Her toplumun kendine özgü beslenme alışkanlıkları, örf ve adetleri, olanakları, uygulamaları ve beslenme kültürü bulunmaktadır. Çeşitli sosyoekonomik, kültürel ve eğitimsel etkinliklerin yönlendirdiği beslenme alışkanlıkları, yaşamın ilk dönemlerinde kazanılır. Beslenme, insanın büyüme, gelişme, sağlıklı ve üretken olarak uzun süre yaşaması için gerekli olan öğeleri vücuduna alıp kullanabilmesi şeklinde tanımlanır. İnsanlar için ihtiyaçtan da öte bir durumdur ve mutlak gerekliliktir. İnsanlar iyi beslenemedikleri zaman büyüyemezler, sağlıklarını sürdüremezler, mutlu ve başarılı bir yaşama ulaşamazlar. Beslenme, yaşam süresince her zaman üzerinde durulması gereken önemli bir konudur. Çünkü bebeklikten çocukluğa, çocukluktan erişkinliğe ve hayatın sonuna kadar sağlıklı bir yaşantının temel unsurunu oluşturur.

            İnsanın büyüme, gelişme ve sağlıklı olarak yaşamını sürdürebilmesi için 50’den fazla türde besin ögesine (karbonhidrat, protein, yağ, vitamin, mineral vb) gereksinimi olduğu gösterilmiştir. “Yeterli beslenme”, sağlıklı ve üretken olabilmek için bedenin gereksinimi olan enerji, besin öğelerinin yeteri kadar alınması, “dengeli beslenme”, besin öğelerinin birbirine göre ve öğünlerde dengeli olarak tüketilmesi, “sağlıklı beslenme” ise, besinlerin üretim, saklama, hazırlama ve pişirme aşamalarında sağlık için zararlı hale geleceği bilinciyle besinleri uygun seçme ve uygun yöntem kullanarak tüketme şeklinde tanımlanabilir.

            Kişilerin yeterli, dengeli ve sağlıklı beslenmesi, doğru beslenme alışkanlıkları kazanması; toplumda obezite, kalp damar hastalıkları, diyabet, kanser vb. hastalıkların görülme riskinin azalması, malnütrisyonun, vitamin mineral yetersizliklerinin önlenmesi gibi beslenme ile ilgili sağlık sorunlarının en aza indirilmesinde rol oynayan koruyucu etmenlerdendir.

            Yeterli ve dengeli beslenen kişiler dış görünüşleriyle de fark edilebilirler. Bu kişilerin sağlam bir görünüşü, hareketli ve dikkatli bakışları, muntazam, pürüzsüz, hafif nemli ve hafif pembe bir cildi, canlı ve parlak saçları, kuvvetli ve gelişimi normal kasları, düzgün, iyi gelişmiş kol ve bacakları vardır. Sık sık baş ağrısından şikayet etmezler. İştahlı, çalışmaya istekli, vücut ağırlığı, boy uzunluğuna ve yaşına göre orantılı, zihinsel, ruhsal ve sosyal gelişimi normal, devamlı çalışabilen kişilerdir.

            Besin ögelerinin vücudun gereksinmesi düzeyinde alınamadığında yeterli enerji oluşmaz ve vücut dokuları yapılamaz ve “yetersiz beslenme” durumu oluşur. Birey yeterli miktarda besin almasına karşın bazı besin öğelerinin vücudun gereksinim düzeyinden fazla, bazı besin öğelerinin ise vücudun gereksinim düzeyinden az alınması durumu “dengesiz beslenme” olarak ifade edilir.

            Yetersiz ve dengesiz beslenen kişilerin hareketleri ağırdır. İsteksiz, eğilmiş bir vücuda, şişkin bir karına, ciltte çeşitli yara ve pürüzlere sahiptirler. Sık sık baş ağrısından şikayet ederler. İştahsız, yorgun ve isteksiz kişilerdir. Yetersiz ve dengesiz beslenme yüzünden zihnen ve bedenen iyi gelişmemiş, yorgun, isteksiz ve hasta bireyler toplum için bir güç ve kuvvet değil bir yüktür.

            Yeterli ve dengeli beslenmenin sağlığın temeli olduğu unutulmamalıdır.