Sıkça Sorulan Sorular |
Otların, halk ilacı olarak kullanımları
Otların, çeşitli hastalıklarda ilaç olarak kullanımları iki temele dayanır. Bunlardan biri, bazı vitaminler ve diğer antioksidanlardan zengin olmalarıdır. Özellikle yeşil yaprak ve sürgünler, C vitamini, E vitamini, B-2 vitamini, folik asit ve A vitaminin ön öğesi karotenleden zengindirler. Bildiğimiz gibi, C vitaminin yetersizliği skorbüt hastalığı, B-2 vitamini yetersizliği dudak kenarlarında yaralar, folik asit yetersizliği kansizlik, E vitamini yetersizliği kansızlık ve oksidasyon stresine dirençsizlik, A vitamini yetersizliği deri ve organları saran koruyucu epitel dokunun bozulmasına neden olur. Ayrıca bu vitaminler yetersiz alındığında vücudun direnci azalır. C vitamini, kan yapıcı demirin ve folik asidin vücutta yararlılığını arttırdığından kansızlıkla ilgilidir.
Otlar genellikle, halsizliğe, kansızlığa, deri yaralarına, karaciğer, mide ve bağırsak bozukluklarına, şişmanlığa karşı önerilmektedir. Halk arasında bu tür inanışların oluşmasında vitamin yetersizlikleri rol oynamış olabilir. Kışın, çok uzun ve çetin geçtiği ülkemizde, ulaşım hizmetlerinin yetersiz olduğu dönemlerde, C vitaminin iyi kaynaklan olan taze sebze ve meyveyi her yörede, her zaman bulabilmek olanaksızdı. Yine, süt hayvanı olarak koyun ve keçinin kullanıldığı yörelerde, B-2 vitamininin iyi kaynağı olan süt ve yoğurdu kış günlerinde yeterince sağlamak güçtü. Aynı şekilde, A vitamini gereksinmemizin çoğunu karşıladığımız yeşil ve sarı sebzeler her yerde özellikle kış aylarında bulmak olanaksızdı. Bu nedenlerden dolayı, kış sonunda bu vitaminlerin yetersizliklerinin görülmesi kaçınılmazdı. İlkbaharda, bu vitaminlerin yetersizliklerinin giderilerek sağlığın olumlu yönde etkilenmesinde yabani otların yaraları olmuştur. Bu gözlemler, otların bir ilaç olarak düşünülmesini gelenekleştirmiş olabilir.
Otların ilaç olarak kullanımlarının ikinci dayanağı içerdikleri ilaç ham maddelerinden alkaloidler, esanslar, antioksidanlar ve benzeri moleküllerdir, ilaç endüstrisinin gelişmediği dönemlerde, çeşitli bitkiler çeşitli hastalıkların tedavisinde belirli şekillerde hazırlanarak kullanılmıştır.
Günümüzde, otların benzeri olan yeşil ve sarı sebzeleri, taze meyveleri her mevsimde ve her yörede, özellikle kentlerde bulabilmekteyiz. Aynı şekilde taze süt ve yoğurt, mevsimlik olmaktan çıkmıştır.
Günümüzde, yeterli ve dengeli beslenme programı uygulandığında vitaminler de yeterince her mevsimde alınabilmektedir. Ancak, halkın deneyimi ile zararsız olduğu bilinen otlar parasız sağlandığında, beslemenin maliyetini düşürür. Bunun yanında, sırf üstün yararı olduğu düşünülerek benzeri sebzeden daha çok pahalıya bu bitkilerin satın alınması anlamsızdır.
Çeşitli otların ya da bunların tohumlarının ilaç olarak kullanımlarının da sakıncaları vardır. Herhangi bir ilaç uygun hastalıkta, uygun şekilde kullanıldığında etkindir ve yararlı olur. Bu kural çiğnendiğinde, yarardan çok zarar verir, ilaç olarak önerilen bazı bitkilerden seçilen örneklerle bu durumu açıklayabiliriz.
Dağ kavunu (cırtatan) sinüzitte kullanılır. Kullanılan doz ayarlanamadığında, burun, boğaz ve kulakta şiddetli tahrişe neden olduğu gözlenmiştir. Kadın hastalıklarında önerilen kanarya otunun hayvanlarda zehirlenme yaptığı gözlenmiştir. Peygamber çiçeği birçok hastalık için önerilmesine karşın, zehirlenme yaptığından hayvanlar tarafından yenmez. Romatizmada önerilen kır hardalının fazla yenmesi hayvanlarda zehirlenme yapar. Kır teresi yara ve sivilceler için önerilir, fakat özellikle tohumları hayvanlarda zehirlenme yapar. Çoban çantası çeşitli hastalıklar ve zayıflama için önerilmesine karşın, hayvanlarda zehirlenme yaptığından birçok ülkede zararlı ot olarak bilinir. Basur otu çeşitli hastalıklarda önerilir. Ancak, bu otta bulunan zehir, burun boğaz ve gözde bozukluklara neden olur. Karaciğer ve sindirim sistemi hastalıkları için kullanılması önerilen kuzukulağı çok miktarda okzalat içerir. Bu bitki ile gereğinden çok alınan okzalat, kalsiyumla çözünmez bileşik yaptığından kalsiyumun yararlılığını azaltır, böbreklerde taş oluşumunu artırır. Çeşitli cilt hastalıkları için önerilen nevruz otu hayvanlarda zehirlenme yapar. Bu örnekler çoğaltılabilir. Ayrıca yol kenarlarından ya da temiz olmayan tarlalardan toplanan otlarda ağır metal ve diğer zehirli öğeler bulunabilir.
Özetle, tedavi amacıyla kullanılan çeşitli bitkilerin fazla alınmalarının zararlı etkileri olacağı unutulmamalıdır. Ayrıca, herhangi bir ilacın tedavi etkinliği, hastalığın tanısı, kullanım dozu ve kullanım şekliyle bağlantılıdır. Hastalığın kesin tanısı yapılmadan; hastalığa, bireyin özelliğine ve beslenme durumuna bakılmadan, ilaç kullanımının yarardan çok zarar getirebileceği düşünülmelidir. Hastalığın tanısını koyma, hastanın özelliğine göre ne tür ilaç alabileceğini, o ilacı nasıl kullanacağını önerme yetkisi hekimindir. Bu yetkiye sahip olmayan herhangi bir kimsenin hastalık için çeşit bitkileri önermesi yarardan çok zarar getirebilir. Denetim altında yetiştirilmeyip, kendiliğinden yetişen yabani dediğimiz otlar, mantarlarda olduğu gibi, yerine göre zehir, yerine göre panzehirdir. Sağlığımızı ve paramızı düşünerek, yerinde kullanmalıyız. |
|
|