“İyi Beslen, Mutlu Yaşa” Kampanyası

Türkiye Diyetisyenler Derneği Başkanı Prof. Dr. Muhittin Tayfur, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam için sağlıklı beslenmenin yanında düzenli fiziksel aktivitenin de mutlaka yer alması gerektiğini belirterek, “Bu yaklaşımın bireyler tarafından bir yaşam tarzına dönüştürülmesi ise ancak yeterli ve dengeli beslenme bilincinin yaygınlaştırılması ve geliştirilmesiyle mümkün olabilir.” dedi.

Tayfur, Nestle Türkiye tarafından uygulanan, “İyi Beslen, Mutlu Yaşa” kampanyasının tanıtımı dolayısıyla bir otelde düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, bu yıl Türkiye’nin ilk diyetisyenlerinin, bu alanda eğitimli kişiler olarak çalışmaya başlamasının 50. yılını kutladıklarını belirtti.

Dernek olarak, topluma iletmek istedikleri mesajlarla örtüştüğü için kampanyada yer aldıklarını anlatan Tayfur, “Türk toplumunun beslenme, sağlık ve yaşam kalitesiyle ilgili farkındalığın artmasına katkı da bulunmak bizim asli görevimiz. Derneğin varlığını toplumun geniş katmanlarına duyurmak, tanıtmak, derneğimizin bir meslek birliği ve beslenme alanında güvenilir kaynak ve kuruluş olduğunu anlatmak da görevlerimiz arasında yer alıyor.” diye konuştu.

Tayfur, sağlıklı bir toplum için doğru beslenmenin önemli olduğunu vurgulayarak, bunun için de bu konularda bilinçli olmak gerektiğini kaydetti.

Beslenmenin bireysel bir faaliyet olduğunu ve mutlaka kişinin ihtiyaçlarına, yaşam koşullarına ve günlük faaliyetlerine göre özel düzenlenmesi gerektiğini işaret eden Tayfur, şöyle devam etti:

“Sağlıklı ve kaliteli bir yaşam için sağlıklı beslenmenin yanında düzenli fiziksel aktivite de mutlaka yer almalı. Bu yaklaşımın bireyler tarafından bir yaşam tarzına dönüştürülmesi ise ancak yeterli ve dengeli beslenme bilincinin yaygınlaştırılması ve geliştirilmesiyle mümkün olabilir. Bu nedenle programda yer alarak, Türk toplumunun beslenme, sağlık ve yaşam kalitesi ile farkındalığının artmasına katkıda bulunmayı çok önemsiyoruz.”

Tayfur, program çerçevesinde düzenlenen etkinliklerde katılımcılara uzmanlar tarafından sağlıklı beslenme için nasıl seçim yapabilecekleri, besinleri hangi sıklık ve miktarda yemeleri gerektiği ve bunu hayatlarında nasıl sürdürülebilir kılabileceklerinin anlatıldığını bildirdi.

Sağlıklı ve mutlu yaşamın temelinin denge olduğunu belirten Tayfur, “Bu konuda toplumu bilgilendirmenin ilgili tüm kurumların görevi olduğuna inanıyorum. Dernek olarak bu geniş çaplı sosyal sorumluluk programının bir parçası olmaktan ve görevimizi yerine getirmekten mutluluk duyuyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Nestle Türkiye’nin Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Zeynep Sungu ise bu yıl Nestle’nin dünyada 150’nci, Türkiye’deki varlığının ise 107’nci yılını kutladıklarını belirtti.

Sungu, kuruluş yıl dönümlerini tüketicilerle birlikte kutlamak için başlattıkları, “İyi Beslen, Mutlu Yaşa” kampanyasının Bursa, İzmir, Antalya, Ankara, İstanbul, Adana, Konya, Kayseri, Trabzon, Samsun ve Eskişehir’de uygulanacağı bilgisini paylaştı.

Program kapsamında halka ulaşmak, bulundukları yerlerde görüşme gerçekleştirmek için 11 ilden 8’ini dolaştıklarını anlatan Sungu, Trabzon’un ardından, Samsun ve Eskişehir’i ziyaret edeceklerini belirtti.

Sungu, uzmanların katılımıyla gerçekleştirilen etkinliklerde sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite, zihin ve ruh sağlığına ilişkin bilgilerin paylaşıldığını vurgulayarak, “Program sayesinde 11 ilde 25 farklı noktada 150 bin kişiye ulaşmayı hedefliyoruz. Bu yıl kampanyaya 3 milyon lira yatırım yapacağız. 3 yıl devam etmesi planlanan turumuz sonunda 500 bin kişiye ulaşmayı amaçlıyoruz.” diye konuştu.

TDD’den Okul Sütü’ne destek

Bu yıl 6’ıncı kez uygulamaya konulan Okul Sütü Programı’na, Türkiye Diyetisyenler Derneği (TDD) de destek verdi. Sütün diyetteki en besleyici gıdalardan birisi olduğuna dikkat çeken TDD, “Okul sütü programı çocukların süt tüketimini arttırmakta ve dengeli tüketim alışkanlıklarını teşvik etmektedir” değerlendirmesini yaptı.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı işbirliği ve Ulusal Süt Konseyi’nin (USK) desteğiyle 6’ıncı yılına giren Okul Sütü Programı kapsamında, okul sütü dağıtımına, 6 Şubat’ta başlandı.

“Süt, dengeli bir diyetin işareti”

Okul Sütü Programı’na başkanlığını Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Programı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhittin Tayfur’un yaptığı Türkiye Diyetisyenler Derneği (TDD) de, destek veriyor. Derneğin internet sitesinde yer alan açıklamada, diyetimizdeki en besleyici gıdalardan birisi olan sütün tüketen çocukların, sütün içerdiği vitaminler, mineraller, proteinler, yağlar ve karbonhidrat olmak üzere besin ögelerinden 18 tanesini  önemli miktarlarda aldığına dikkat çekildi.

Açıklamada, şöyle denildi:

“Süt tüketimi yüksek besin ögesi içeriği nedeni ile dengeli bir diyetin işareti olarak kabul edilmektedir. Süt elzem besin ögelerini sağlar ve dengeli beslenmeye destek olmaktadır. Diğer hiçbir içecek bu anlamda bileşim açısından süte yaklaşamaz.

Süt tüketen çocuklar vitamin A, folat, vitamin B12, kalsiyum ve magnezyumu  süt tüketmeyen çocuklardan daha yüksek miktarlarda almaktadır. Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan Türkiye Beslenme Rehberi’nde; kalsiyum gereksinimini karşılamak için her gün çocukların, 3-4 porsiyon süt ve ürünlerini tüketmeleri gerektiği bildirilmiştir.

Süt okul öncesi çocuklarının diyetlerinde temel gıdadır. Bir bardak yarım yağlı süt, 6 yaş grubu çocuklarda günlük kalsiyum gereksinmesinin yarısını (%55), günlük vitamin B12 gereksiniminin tamamını karşılamaktadır. Okul çağındaki çocukların öğünlerinde süt; kalsiyum, vitamin A, vitamin E ve çinko alımına da katkı sağlamaktadır.

Çocuklarda güçlü kemik yapısı için gereken kalsiyumu sağlıyor

Süt, vitamin D’nin diyette başlıca kaynağı iken, diyet kalsiyumunun da en güvenilir ve ucuz kaynağıdır. Bu iki besin ögesinin de sağlık üzerindeki yararlı etkileri tanımlanmıştır. Çocuklukta güçlü kemik yapısını sağlamak ve yaşamın ileri dönemlerinde osteoporosisi önlemek için çocukların yeterli miktarlarda kalsiyum ve vitamin D almaları çok önemlidir.

Çocukluk ve ergenlik döneminde büyüme sırasında iskelet için kalsiyuma olan gereksinme yüksektir. Kalsiyumu sağlamak için çocuklar ve ergenlerin yetişkin bireylerden daha yüksek miktarda kalsiyumun emilmesine gereksinmesi bulunmaktadır. Diyetle alınan kalsiyumun ortalama olarak ince bağırsaklardan %30 kadarı emilmektedir. Süt biyolojik olarak kullanılabilir ve nispeten ucuz kalsiyum kaynağıdır. Çocukluk ve gençlik döneminde iskelet kalsiyumunu en yüksek seviyeye çıkarmak için süt tüketiminin arttırılması önerilmektedir.

Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması

Bu nedenle beslenme rehberlerinde çocuklar için yaş gruplarına göre önerilen süt miktarlarını tüketmeleri gerekmektedir. Ülkemizde yapılan Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması 2010 çalışmasında 4-6 yaş çocukların %72,2’sinin, 7-10 yaş çocukların %67’sinin ve 11-14 yaş grubu çocukların ise %88,3’ünün, kalsiyumu gereksinmelerinden daha düşük miktarlarda tükettikleri belirlenmiştir. Bu sonuçlara göre çocukların çoğunluğunun sağlıklarını desteklemek için süt ve ürünlerini yeterince tüketmedikleri bildirilmiştir.”

Okul Sütü Programı’nın önemi

Çocukların önemli bir çoğunluğunun besinlerini okullarında tükettiği vurgulanan açıklamada, bu nedenle çocukların okul çevresinde süt tüketimlerinin desteklenmesinin önemli olduğu bildirildi. Açıklamada, “Okul sütü programı çocukların süt tüketimini arttırmakta ve dengeli tüketim alışkanlıklarını teşvik etmektedir. Okul ve sınıf ortamında dengeli beslenme eğitimini pekiştiren, okul beslenme çevresine de olumlu katkıda bulunan okul sütü programları, sadece okullardaki çocukların beslenmesini desteklemez, ayrıca yerel süt üreticilerine olan talebi de desteklemektedir. Bunun sonucunda da süt üreticilerini yatırım yapmak, gelişme ve ekonomik büyüme açısından da cesaretlendirmektedir” ifadeleri kullanıldı.