34. Olağan Genel Kurul Toplantı Duyurusu

Değerli Üyelerimiz,

Türkiye Diyetisyenler Derneği’nin Olağan Genel Kurul Toplantısı, 12 Ocak 2019 Cumartesi 12.30 da, Türkiye Diyetisyenler Derneği Merkezi Talat Paşa Bulvarı. Gevher Nesibe İş Hanı No:113 D:44, 06080 Hamamönü Altındağ/Ankara adresinde yapılacaktır. Çoğunluk sağlanamaması halinde; ikinci toplantı 27 Ocak 2019 Pazar günü saat 12.30’da Bera Otel Ankara Ziya Gökalp Caddesi Bulvarı No:58 Kolej Çankaya/ANKARA adresinde yapılacaktır.

Türkiye Diyetisyenler Derneği’nin 34. Olağan Genel Kurul Toplantı Gündemi:

1- Yoklama, Genel Kurul’un açılışı,

2- Saygı duruşu ve İstiklâl Marşının okunması,

3- Olağanüstü Genel Kurulu yönetmek üzere bir Divan Başkanı, bir Divan Başkan Yardımcısı ve iki Sekreter’den oluşan Başkanlık Divanı seçimi,

4- Yönetim kurulu faaliyet raporunun okunması,

5- Denetleme kurulu faaliyet raporunun okunması,

6- Yönetim kurulunun ibra edilmesi,

7- Seçim (Yönetim Kurulu ve denetleme kurulu asil ve yedek üyelerinin seçimi),

8- Dilekler

9- Kapanış.

Sevgi ve Saygılarımızla

TDD YÖNETİM KURULU

Organik Gıdalar Nedir? Ne Değildir?

Organik Gıda ve Organik Tarım

 Araş.Gör.Dr. Duygu AĞAGÜNDÜZ

Gazi Üniversitesi

Sağlık Bilimleri Fakültesi,

Beslenme ve Diyetetik Bölümü, Ankara

Tüketicilerin son yıllarda doğal gıda, %100 doğal ürün, köy ürünü, natürel ürün veya hormonsuz, hakiki, saf gibi tanımlanan ürünlere olan tercihleri artmaktadır. Bu ürünler sıklıkla organik besinler ile karıştırılmaktadır.

Doğal gıda; genel olarak yapay tatlandırıcı, renk, tat ve diğer yapay gıda katkılarını içermeyen gıdalar için geçerli olan bir terimdir. Aslında bir ürünün etiketinde doğal teriminin kullanılması, çoğunlukla o üründe yapay bileşiklerin olmadığını vurgulamakta, bu gıdaların üretim sistemine dair bir bilgi vermemekte ve dolayısıyla ürünün organik olduğunu belirtmemektedir.

Organik; hem gıdaya hem de üretim metoduna yönelik bir terimdir.Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından oluşturulan Kodeks Alimentarius Komisyonu (CAC) organik tarımı “biyolojik çeşitlilik, biyolojik döngüler ve toprağın biyolojik etkinliğini içeren, agroekosistemi teşvik eden ve geliştiren bütünsel bir üretim-yönetim sistemidir” şeklinde tanımlamaktadır. Bu sistemle üretilen organik gıdalar; modern genetik mühendislik tekniklerinin, sentetik pestisitlerin, büyüme hormonlarının,  antibiyotiklerin, kimyasal gübrelerin, katkı maddelerinin ve kimyasal ambalaj malzemelerinin kullanılmadığı bitkisel ve hayvansal gıdalardır. Organik tarım metodu dışındaki geleneksel metotlara ise konvansiyonel tarım metodu ve bu metotla üretilen gıdalara ise konvansiyonel gıda ismi verilmektedir.

Organik yumurtalar, organik bebek mamaları, organik sütler, organik unlar ve unlu mamuller, organik baharatlar, organik çaylar, organik kuru meyveler ve meyve suları, organik zeytinler/zeytinyağları, organik kuruyemişler Türkiye piyasasında bulunan bazı organik ürünlerdendir.

Organik Gıdalar İle İlgili Yasal Düzenlemeler

Organik gıdaların üretiminin ilke ve esasları, çeşitli ulusal/uluslararası yasa ve yönetmelikler ile belirlenmiştir. Bu kapsamda; tüm dünyada organik üretime ilişkin kuralları tanımlayan ilk kuruluş Uluslararası Organik Tarım Hareketleri Federasyonu (IFOAM)’dur. Bunun yanı sıra Amerika Birleşik Devletleri Tarım Bakanlığı (USDA)’nın organik gıdalar ile ilgili olarak Ulusal Organik Programı (National Organic Program-NOP) adı altında bir düzenleyici programı bulunmaktadır. Bu program ile organik üretim için, üreticilerin sertifikalandırılması ve akreditasyonuna dair standartlar belirlenmiştir. Avrupa Komisyonu (EC) ise, 2007 yılında Avrupa Birliği (AB9 Ülkeleri’nde geçerli olan organik tarıma ilişkin yasal düzenlemeleri belirlemiştir.

Türkiye’de ise Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı 2004 yılında yayınlanan 5262 sayılı “Organik Tarım Kanunu” na dayalı olarak organik tarımın esasları ve uygulanmasına ilişkin birçok yönetmelik yayınlanmıştır. Son olarak AB mevzuatı ile uyumlu hale getirilerek 2010 yılında yayımlanmış ve bu yönetmelik üzerinde de 2011, 2012, 2013, 2015 ve 2018 yıllarında değişiklikler yapılmıştır.Yönetmelikte organik bitkisel ve hayvansal üretim esaslarının yanı sıra organik bal, maya, su ürünleri ve deniz yosunu üretimine dair esaslar da belirtilmiştir.

Organik Gıdaların Üretiminde Genel Kurallar

Yasa, yönetmelikler ve yapılan değişiklikler çerçevesinde organik tarım ve/veya organik gıdalar için bazı temel zorunluluklar getirilmiştir. Bunlardan ilki, organik tarımın yapılacağı alanların uygun olup olmamasıdır. Buna göre; çevre kirliliğinden şüphe edilen alanlar organik tarıma uygun değildir. İkinci önemli konu ise organik tarımda kullanılacak tohumun öncelikle organik olarak üretilmiş sertifikalı ürünlerden, yani organik işletmeden alınması gerekliliğidir.Organik gıdalar, genetik yapısı değiştirilmiş organizma (GDO) veya bu organizmalardan elde edilen ürünler kullanılmadan üretilmelidir. Organik gıda ya da ham maddelerin işlenmesinde iyonlaştırıcı radyasyon kullanımı yasaktır. Sulamada; sanayi ve şehir atık suları ile drenaj suları kullanılamaz. Üzerinde durulan en önemli hususlardan birisi de organik üretimde kullanılan tarımsal mücadele maddeleridir.Bitki korumada ve zararlılarla mücadelede; yasal düzenlemeler çerçevesinde izin verilen bitkisel (doğal) ve mikroorganizma kökenli ilaçlar, bazı bitkisel ve mineral yağlar ile bazı mineral maddeler kullanılmalıdır. Hasat, gıdanın organik özelliğini bozmayacak şekilde teknik araç-gereçler ile veya gerektiğinde elle ve hijyenik şekilde yapılmalıdır. Bunun yanı sıra depolama, işleme ve paketlemede organik ilkelere uyulmalıdır.

Organik hayvancılıkta, su ürünleri yetiştiriciliğinde ve bal üretiminde de; yönetmelik ilkeleri çerçevesinde belirlenen ilkelere bağlı kalınmalıdır.Organik üretimin her aşaması kontrollü ve denetimli olup sonuçta sertifikalı bir üretim yapılmalıdır.

 

Organik Gıdalar Nasıl Ayırt Edilir?

Tüketicilerin organik gıdaları organik olmayanlardanayırt edebilmelerinde ilk kriter; gıdanın organik sertifikasının bulunmasıdır. Organik ürünler; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş bağımsız kuruluşlar tarafından mevzuata uygun şekilde denetlenir ve sonrasında sertifika verilerek üretilirler.

İkinci olarak;organik ürünlerdeki “Organik Tarım Logosu” organik üretim tekniklerinin kullanıldığının garantisidir. Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğe (2010) göre; organik tarımsal ürün veya organik tarımsal madde üreten veya satanlar; ambalajlarında belirlenmiş olan logo örneklerini kullanmak zorundadırlar. Logolarda kullanılabilecek renkler; yeşil, mavi, siyah ve beyazdır. Bu logolarıüzerinde bulundurmayan ürünler organik olarak iç pazara sunulamaz, reklam ve tanıtımları yapılamaz.

Organik Gıdaların Sağlık, Besin Değeri ve Kalite Açısından Değerlendirilmesi

Son yıllarda, organik gıdalara olan talepte ciddi bir artış meydana gelmiştir. Bu hızlı artışta; tüketicilerin organik gıdaların geleneksel yöntemlerle üretilen gıdalara göre daha sağlıklı, kaliteli, güvenli, lezzetli ve besleyici olduklarını ve çevreye daha uyumlu biçimde üretildiklerini düşünmeleri önemli bir rol oynamaktadır.

Ancak yapılan bazı bilimsel çalışmalarda organik gıdaların daha sağlıklı, kaliteli, güvenli, lezzetli ve besleyici olduğu desteklenirken, bazı çalışmalarda organik veya organik olmayan gıdaların herhangi birisinin bir diğerine üstünlüğünün olmadığı bildirilmektedir.Bu konuda literatür daha fazla kanıta dayalı bilgiye ihtiyaç bulunduğu kanısındadır.

Organik gıdaların besleyici özellikleri, besin güvenlikleri ve lezzetleri ile ilgili olarak Gıda TeknolojistleriEnstitüsü tarafından 2006 yılında yayınlanan bir rapor; bu konunun aydınlanmasına önemli oranda katkıda bulunmaktadır. Bu kapsamda çalışmaların çoğu, organik gıdalar ile geleneksel gıdalar arasındaki kalitatif farkları gösterse de gıda güvenliği ya da besin kompozisyonuna ilişkin olarak gıda sistemlerinden herhangi birisinin diğerine göre daha üstün olduğu sonucuna varmak için henüz erken olduğunu bildirmektedir.

Günümüzde tüketicilere bu durumun açıkça belirtilmesi, doğal gıdalardan farklı olarak “organik”teriminin denetimli ve sertifikalı bir üretim sistemini ifade ettiğinin anlatılması ve bu konuda bilinç düzeyinin arttırılması hususunda diyetisyenlere önemli görev ve sorumluluklar düşmektedir.