Başkanın Kaleminden TDD

 

Türkiye Diyetisyenler Derneği’nin kuruluş amacı nedir?

Türkiye Diyetisyenler Derneği (TDD)’nin kuruluş amacı tüzüğümüzün 2 ve 3. Maddelerinde belirtilmiştir.Madde 2’ye göre: Türkiye içinde diyetisyen unvanını alarak ilgili Fakülte ve Yüksekokul’dan mezun olan kişileri bir araya toplamak ve Madde 3’deki faaliyetleri yürütmektir. TDD’nin kuruluş amacı dernek tüzüğünün 3. Maddesinde açıkça belirtilmiştir. Buna göreTDD’nin kuruluş amacı aşağıdaki faaliyetleri gerçekleştirmektir. Derneğin amaçları ve faaliyetleri şunlardır.

a.Diyet ve Beslenme konusunun Türkiye’de yayılması ve tanıtılmasını sağlamak

b.Diyet ve Beslenme konusunda ulusal ve uluslararası konferanslar ve seminerler tertiplemek ve bu gibi çalışmalara iştirak etmek

c.Diyet ve Beslenme konusunda bilimsel yayın yapmak

d.Beslenme sorunu olan bölgelere veya afet durumlarında gıda ve beslenme eğitimi çalışmalarına katkıda bulunmak ve bu gibi teşkilatlarla işbirliği yapmak

e.Asli üyelerin çalışma sahalarını hazırlamak ve kanuni teminatlarının alınması için çalışmalar yapmak

f.Mevzuat bakımından sağlık personeli arasındaki yerlerini tayin etmek ve mesleki zorlukları önleyici çarelere başvurmak

g.Diyetisyen yetiştirmeyi teşvik edici faaliyette bulunmak

h.Beslenme ve diyetetik bilimi ile ilgili yurt dışı dernek ve benzeri kurum ve kuruluşlara üye olmak,

i.Beslenme ve diyetetik bilimi ile ilgili tek başına veya yurt içi ve yurt dışı çeşitli kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak araştırma, proje, vb… yapmak.

j.Dernek faaliyetlerini gerçekleştirmek ve gelir temin etmek üzere iktisadi işletme kurulabilir.

k.Yardım Toplama Kanunu ve bu ana tüzük hükümlerine uygun olarak yardım ve bağış alır.

l.Yasal koşulları yerine getirerek araştırmalar ve projeler için yurt içi, yurt dışındaki kişi, kurum ve kuruluşlardan maddi yardım alır.

m.Amacı ile ilgisi bulunan ve kanunlarla yasaklanmayan alanlarda, dernek, vakıf, sendika ve benzeri sivil toplum kuruluşlarıyla ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere yönetim kurulu kararı ile platform oluşturabilir.

 

Dernek ne gibi çalışmalar yapmıştır ve yakın gelecekte veya uzun vadede “Diyetisyenlik” mesleği adına eylem planları nelerdir?

TDD Yönetim Kurulu olarak üyelerimizle birlikte kurumsal bir temel oluşturmak, gelecek 10 yıl içerisinde de kendimizi ve mesleğimizi yeniden düzenleyerek üst basamaklara çıkmayı amaçlamaktayız.TDD yönetimini devir aldığımız 8 aralık 2015 tarihinden bu yana yapılan ve planlanmakta olan faaliyetlerimiz vardır. Bunlardan bugüne kadar gerçekleştirilen faaliyetlerimizden  bazıları şunlardır:

– TC Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkanlığı tarafından 03/07/2015 tarih ve 29405 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Beşeri Tıbbi Ürünlerin Tanıtım Faaliyetleri Hakkındaki Yönetmelik’tediyetisyenler lehine değişiklik isteği ile ilgili kuruma başvuru yaptık. Bunun sonucunda da isteğimiz dikkate alınmış, yönetmelikte değişiklik yapılması için çalışmalar başlamıştır. Bilindiği gibi mayıs ayında bir hükümet değişikliği yaşanmış, 24 Mayıs 2016’da 65. Hükümet kurulmuştur. Hükümet değişikliği ile Sağlık Bakanı, Sağlık Bakanlığı’ndaki bazı üst düzey yöneticiler de değişmiştir. Bu sırada Resmi Gazete yayımlanmak üzere sırada bekleyen “Beşeri Tıbbi Ürünlerin Tanıtım Faaliyetleri Hakkındaki Yönetmelik” de yayımlanmak üzere sırada bekleyen diğer tüm kamu kurumlarının yönetmelikleriyle beraber uygulamalar gereği (Yönetmeliği yeni Sağlık Bakanı, Müsteşar, Müsteşar Yardımcıları, Kurum Başkanlarının tekrar gözden geçirilerek imzaya açılması için) yönetmeliklerin düzenlendiği Bakanlıklara iade edilmiştir. Son alınan bilgilere göre de Sağlık Bakan’lığı ilgili yönetmeliğin değişikliklerin yapılması, genişletilmesi ve yeniden çalışılması için Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkanlığı’na geri göndermiştir.

-3 Mart 2016’da Ankara’da Basınla tanışma toplantısı yapılmış, Sağlık Muhabirleri ile bir araya gelinmiştir. Değişik gazete, dergi, radyo ve tv’lerde konuşmalar, yazılı açıklamalar yapılmıştır.

– TDD olarak Sağlık Bakanlığı,  Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne ilettiğimiz yazıda; kamuya ve özele ait sağlık tesislerindeki diyet polikliniklerinde tedaviye yönelik diyet danışmanlığıhizmeti verildiği belirtilmiş, söz konusu hizmetin yoğun emekgerektiren bir hizmet olması ve bu hizmetin kaliteli sürdürülebilirliğiaçısından geri ödeme kapsamına alınması istenmiştir. Sağlık Bakanlığı’na bağlı kamu hastaneleri ve üniversitesi hastanelerinin temsilcilerinin katılımı ile Bilimsel Komisyon oluşturulmuş, Tıbbi diyet tedavisinin doğrultusunda Sağlık Uygulama Tebliği’nin (SUT) Sağlık Hizmetleri Komisyonunca hekimin kararıylatüm bu gerekçeler belirlenmiş olan Ayaktandüzenlemenin bir ücret karşılığında yapılmasının eklenmesi uygun görülmüştür. Bu konu SGK’da üst yönetiminden  alınacak randevularla SGK’ya da iletilecektir.

– Yine TDD olarak Sağlık Hizmetli Genel Müdürlüğü’ne iletilen ilgiyazıda; Sosyal Güvenlik Kurumu SUT’nin 4.2.16-“Doğuştan Metabolik Hastalıklar İle Çölyak Hastalığı” başlığı altında yer alan hastalık raporuna dayanılarak hastaların kısıtlı diyetleri sebebi ile hayati öneme sahip özel formüllü un ve özel formül içeren mamul ürünler (makarna, şehriye, bisküvi, çikolata, gofret vb.) için bir aylık ödenmesi öngörülen ücretlerin yeniden Kamu Sağlık Hizmetleri Satış Tarifesi ve SUT kapsamında revize edilmesi önerilmiştir.

-İstanbul ve İzmir İl temsilcisi ve yardımcıları belirlenmiştir. İstanbul il temsilciliği ile birlikte 5 Haziran 2016’da 400’ü aşan diyetisyenin katılımı ile kahvaltılı bir toplantı yapılmıştır.

-Nestle firması ile “Dengeli Beslen Mutlu Yaşa” konulu bir proje yürütüyoruz. Ülkemizde 11 ilde halka bigiler veriliyor, eğitim yapılıyor. Böylece hem topluma hizmet ediyor, hem basın toplantılarında, eğitim toplantılarında derneğimizi, mesleğimizi de tanıtıyoruz.

-4 ve 5 Haziran 2016’da Ankara’da  Malnütrisyon Kursu düzenlenmiştir.

-Diyetisyenlerin klinik nutrisyonda çalışma ilkelerini ve çerçevesini belirleyen bir yönerge hazırlanmıştır. Hazırlamışolduğumuz yönerge 4 ve 5 Haziran 2016’da Ankara’da  düzenlenmiş olan Malnütrisyon Kursu’nda  tartışılmış, görüşler alınmıştır. Bu görüşler değerlendirilmiş ve son şekli ile sitemizde yer verilecektir.

-Ülkemizde Diyetisyenlik Mesleğinin 50.yılı 6 Haziran 2016’da Ankara’da bir günlük toplantı ve yemekle kutlanmıştır.

-25-26 Şubat 2017 tarihinde TDD Eğitimlerinden Besin-ilaç Etkileşimleri Sempozyumu tamamlanmıştır.

-7-9 Nisan 2017 tarihinde TDD Eğitimlerinden Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarında Beslenme Sempozyumu tamamlanmıştır.

-21.04.2017 tarihinde TDD ve Sağlıklı Hayatı Teşvik ve Sağlık Politikaları Derneği işbirliğinde düzenlenen Beslenme ve Diyetetik öğrencilerine yönelik hazırlanan Beslenmede Gıda Güvenliği Eğitiminin 1.’si Ankara’da tamamlanmıştır. Mayıs 2017’de İstanbul ve İzmir illerinde yapılacaktır.

Gerçekleştirmek için üzerinde yoğun biçimde çalıştığımız ve TDD olarak yapmamız gerekenlerde şunlardır:

-Diyetisyenlerin Halk Sağlığı Kurumu’na bağlı kuruluşlarda çalışma ilkelerini düzenleyen yönergeyi de hazırlıyoruz. Bu yönerge de sitemizde bulunacaktır.

-Beslenme ve Diyet Dergimizi elektronik ortamdan ulaşılabilir yapmak için çalışıyoruz. Böylece makale teslim etme, değerlendirme, hakemlik sürecinin hızlanması ve kolaylaşmasını, okuyucuların da rahatça ulaşmalarını amaçlıyoruz.

– TDD’nin Web sitesinde beslenme bilgi köşesi yapmayı, bazı bilgileri ve konularında uzman hocalarımızdan yazılar alarak burayı desteklemeyi düşünüyoruz. Her ay veya 15 günde bir kısa bilgileri içeren yazılar koyacağız. Böylece meslektaşlarımızın, öğrencilerin,halkın, basının beslenme konusunda güncel, güvenilir bilgilere ulaşabilmesini kolaylaştıracağız.

-Diyetisyenler olarak mesleğimizi belirten bir ambleme gereksinmemiz bulunuyor. Bu nedenle ülke genelinde grafikerlere yönelik ödüllü bir yarışma düzenlemeyi planlıyoruz. Yarışma koşulları ile ilgili alt yapı çalışmalarımız devam ediyor. Bunun sonucunda mesleğimizi anlatan, tanımlayan  bir ambleme kavuşmayı umuyoruz.

-TDD ve diyestiyenlerin tanıtılması için kamu spotları, billboardların kiralanması gerekmektedir. Buralardan Diyetisyenler ve TDD’nin tanıtılması gerektiğini düşünüyoruz. Gerekli olan bütçe sağlanırsa bu yöntemde uygulanacaktır.

-Diyetisyenlerin yaptıkları araştırmalar ve uygulamalar, çalışmaları ile takdir almaları, mesleğimize artılar katmalarını bekliyoruz. Diyetisyenlerinçalışmaları ile mesleğimizi en iyi biçimde temsil etmeleri sonucunda, alanımız dışında diğer disiplinlerce verilen bilimsel ve mesleki ödüller, uygulamadaki başarıları için verilen ödül ve takdirnameler vb nedenlerle “yılın diyetisyeni”   ödülü verilmesini,  Bunun için seçici bir kurul oluşturulması

gerektiğini düşünüyoruz.

-Diyetisyenler araştırmaların içinde olmalıdır. Araştırmalar sadece akademisyenlerin işi değildir. Diyetisyenleri araştırma yapmaya teşvik etmek, bu konuda desteklemek istiyoruz. Bütçe sağlanırsa, TDD bünyesinde bir araştırma fonu oluşturarak proje yapan diyetisyenlere öncebilgisayar, BEBİS programı, bilimsel ve teknik  vb destekler sağlamak, çalışmalar yaptırmak gerektiğini düşünüyoruz.

-Diyetisyenler dışında meslekten olmayan kişilerin yazdıkları kitapları, yazılar, makaleler ve açıklamaları irdeleyen, eleştiren yazılara sitemizde yer vermek istiyoruz. Özellikle bu tür kitaplarda sayfa numaraları, yanlış yazımlar ve bilgiler, yanlış fikirler belirlenerek kısa bilgi notları ile belirtilerek eleştirilmelidir. Ayrıca diyetisyen olupta meslek standardlarının ve etik ilkelerinin dışına çıkarak uygulama, öneri vb meslek dışı davranışları sergileyenlere de buradan engel olabiliriz. Böylece bir anlamda”beslenme dedetifliğini” başlatmak ve desteklemek istiyoruz.Bu uygulama ile beslenme ve diyetetik alanında yanlış bilgilendirmeler ve yönlendirmeleri engelleyebilir, toplumu uyarabiliriz.

Bütün yaptığımız ve yapmakta olduğumuz çalışmalar TDD için yeni bir temel ve yeni uygulama kalıpları, bir sistem oluşturmayı hedeflemektedir.Bu çalışmalarımızı bir “vizyon” oluşturmak için yapıyoruz. Bu temel, mesleğimizi ve derneğimizi yeniden biçimlendirerek gelecekteki hedeflenen planlarımızın iyi belirlenmesini ve açık eylemlerimizi, uygulamalarımızı ortaya koyacaktır. Bu yaklaşım tarzıyla TDD ve diyetisyenler açısından önümüzdeki 10 yıl ciddi bir hazırlık, çalışma ve etkinlik süreci olacaktır. Bu nedenle TDD için önümüzdeki 10 yılı kapsayacak sürece“Vizyon 2026” diyoruz. Özellikle 2019 yılı bizim için çok özeldir, TDD’nin kuruluşunun 50. Yılıdır. Bu nedenle 2019’a kadar ciddi ve bilinçli adımlar atmak, TDD’nin kuruluşunun 50. Yılını önemine yakışır biçimde kutlamak, TDD hakkında: Hedef gruplarda/kitlelerde algı oluşturmak, TDD hakkındaki algıyı yönetmek üzerine yoğunlaşmak önemli hedeflerimiz arasında yer almaktadır.

Derneğe kayıtlı üye sayısı nedir?

Türkiye Diyetisyenler Derneği’nin 23.04.2017 tarihi itibarıyla üye sayısı 2105 kişidir.

 

Derneğe nasıl üye olunabilir ve üye olmak için mezun olmak şartı var mıdır?

TDD’ye üye olma koşulları ve işleyişi dernek tüzüğümüzün 5. ve 6. Maddelerinde  belirtilmiştir. Buna göre: TDD’nin 2 tür üyeliği vardır.

a- Asli üyelik

b- Fahri üyelik.

  1. Asli Üyelik: Türkiye içinde veya dışında Fakülte veya Yüksekokullarının Beslenme ve Diyetetik bölümlerinden mezun olup “Diyetisyen” unvanını alanlar bu üyeliğe ait mali mükellefiyetini yerine getirme taahhüdü ile üye olma talebinde bulunurlar.
  2. Fahri Üyelik: Bilfiil Beslenme ve Diyetetik mesleğinde çalışmayan fakat derneğe çalışmalarıyla yardımcı olan kişiler derneğin fahri üyesi sayılırlar.

Madde 6: Derneğe asli üye olmak isteyenler 2 fotoğrafla birlikte şekli Yönetim Kurulunca belirtilecek başvuru formunu imza ederek genel kurulca belirlenen aidatı ödemeyi taahhüt ederler. Üye olmak için Yönetim Kurulu Başkanlığına müracaatta bulunulur. Yönetim Kurulu, üyelik için yapılan müracaatları en çok 30 gün içinde üyeliğe kabul veya isteğin reddi şeklinde karara bağlayıp sonucu müracaat sahibine yazılı olarak bildirir.

  1. Başvuruları kabul edilenler asli ve fahri üye olarak deftere kayıt edilir ve kendilerine birer üyelik kartı verilir.
  2. Asli üyeliği isteme, bu tüzük ile öngörülen maddi ve manevi yükümlülüklerin muntazaman yerine getirileceğini ve Yönetim Kurulu’nca alınan ve ilan edilen kararlara tamamen uygulanacağı kabul ve taahhüt anlamını taşır.Asli üyelik için gerekli belgeler şunlardır:
    1. Üyelik başvuru formu
  3. İki adet vesikalık fotoğraf
    3. Diploma fotokopisi
    4. Nüfus hüviyet cüzdanı fotokopisi
    5. Dernek hesabına yatırılmış 2017 yılı için 50 TL üyelik ücreti, 10 TL başvuru ücreti dekont fotokopisi. (Toplam 60 TL)Banka Hesap Numaraları:
    Ziraat Bankası Cebeci Şubesi
    Uluslararası Hesap No: TR11 000 1000 6515 6521 3245 009Başvuru Belgelerinin Gönderileceği Adres:
    Talatpaşa Bulvarı, Gevher Nesibe İşhanı, No:113/44
    Hamamönü Altındağ/Ankara (https://www.tdd.org.tr/iletisim.php)

 

 

 

 

 

Mesleğimizin ülkemizde yeteri kadar tanınmadığını görüyoruz bu konuda dernek ne gibi çalışmalar yapmaktadır?

 

Değişik alanlarda çalışmalar yapıyoruz. Bize başvuran diğer sağlıkla ilgi derneklerle işbirliğine önem veriyoruz. Ortak toplantılar, projeler yapmak için çalışıyoruz. Değişik gruplara eğitim, konferanslar vererek mesleğimizi, TDD’ni tanıtıyoruz. Akademik ve mesleki çalışmalar sürekli yapılıyor. Bizim en büyük hedefimiz basın da düzenli yer almak, görünmek olmalıdır. Büyük firmalarla bazı eğitim projeleri yaparak, basın toplantılarında mesajlar veriyoruz. Ancak bugünkü bütçe ve olanaklarımızla yaptıklarımız yeterli değildir. Daha profesyonel çalışmamız gerekiyor. Dünyanın en iyi ve en kaliteli hizmetini en ucuza sağlıyor olsak da bundan kimsenin haberi yoksa, geri dönüşü olmayan bir hizmet ve ürünü ortaya koymanın hiçbir anlamı yoktur.  Bu aşamada Stratejik Danışmanlıkhizmetinden yararlanmamızın gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Diyetisyenler ve TDD hakkında: Hedef gruplarda/kitlelerde algı oluşturmak, TDD’nin itibarını korumak, TDD’nin itibarını desteklemek, TDD’nin itibarını arttırmak, fikirlerimiz ve görüşlerimizin toplum katmanlarına yayılması, anlaşılması, üçüncü kişilere anlattırılmasını, söylettirilmesini, yazdırılmasını hedeflemek zorundayız.Bu aşamada stratejik Danışmanlık ve tanıtımın (PR:Public Relations-Halkla İlişkiler) ne denli önemli olduğu gerçeği karşımıza çıkmaktadır. PR görüş ve davranışları etkileyerek, kurum kimliği üzerine bir anlayış yaratan ve algılamaya sahip çıkan bir ilişkiler sistemi olarak tanımlanabilir. Bugün dünyada kuruluşlar daha çok marka ve kaliteyi nasıl oluştururum” sorusunun yanıtını aramaktadır. Bizim de TDD’nin bir marka olmasını, TDD’nin güvenilir bir kuruluş olarak tanıtmak, itibarını oluşturmak ve korunmasını hedeflememiz gerekmektedir. Biz deTDD’ni nasıl bir markaoluşturabiliriz? Bunun arayışındayız ve planlamalarını yapıyoruz.

 

Günümüzde mesleğimizin gereklerini yerine getirmenin yanında diğer meslekler ve gruplarla rekabetin beraberinde getirdiği zorlukları aşmak da ayrı bir beceriyi gerektirmektedir.

Albert Einstein’ınİlk önce oyunun kurallarını öğrenmelisiniz, sonra da herkesten iyi oynamayı.” sözünün gereğini yerine getirmemiz gerekmektedir. Bu aşamada TDD olarak Stratejik Danışmanlıkve tanıtımın önemine inanmalı, ciddi ve yoğun biçimde profesyonel PR DanışmanlıkHizmetlerini almamız gerekmektedir. Profesyonel PR hizmetinin ciddi yüklü bir bedeli,maliyeti olup bu hizmetin alınması için ayrılmış önemli bir bütçeye gerek duyulmaktadır. Bunun için TDD’nin önemli gelirlere, kaynaklara gereksinmesi vardır. Böylece basında sürekli ve düzenli olarak yer alabilir, her yaptığımızla, her attığımız adımdan topluma, kişi ve kurumlara mesajlar verebiliriz.Beslenme konusunda birikime sahip olan, bu konuda konuşma ve açıklama yapma yetkisi, öncelik hakkı TDD ve diyetisyenlerindir.  Topluma verilen bilimsel değeri bulunmayan, yanlış bilgilendirme ve yönlendirmeler olduğunda karmaşa olmaktadır. Beslenme konusunda toplum açmaza düştüğünde ve besinler, beslenme ve sağlık  konusunda toplumda karmaşa alarm verdiğinde buna ilk tepki verecek olanlar TDD ve diyetisyenlerdir.  Yapılacak açıklamalarla toplumun güvenini kazanabilir, toplumun gözünde saygın bir meslek ve meslek kuruluşu olabiliriz.Düzenli aralıklarla, özel zamanlarda, bayramlarda, tatillerde, hafta sonlarında vb koşullarda basında görünebilir, ses verebiliriz. Diyetisyenlere ve TDD’ne karşı basında yapılan olumsuz bir açıklamaya, sataşmaya, saldırıya hızla, zaman kaybetmeden karşı yanıtları verebilir, alanımızı, sınırlarımızı koruyabiliriz.  Basında yapacağımız açıklamalarımız hemen ağırlıklı biçimde yer bulabilir, yansıyabilir,toplumda, kurumlarda ses getirebilir, hedef kitlelere ulaşabilir.Açıkçası bize karşı gelişen her hareketi ve görüşü geriletebilir, çekinilen, caydırıcı bir kuruluş ve meslek grubu durumuna gelebiliriz. Yani taşı taşla, dişi dişle kırabiliriz. Kısacası basında var olamazsak praktikte günlük yaşamda, hedeflerimiz için de hiçbir anlamda ve hiçbir şekilde var olamayız, sesimizi duyuramayız, hedeflerimize de ulaşamayız.

 

Diyetisyenlerin en büyük şikayetlerinden biri de devlette yeteri kadar kadro açılamaması, T.C. Sağlık Bakanlığıyla yaptığınız görüşmeler var mı?

 

Bilindiği gibi 2016 yılında 2 aşamada 130+140 atama ile toplam 270 diyetisyen T.C. Sağlık Bakanlığı, Halk Sağlığı Kurumu’na atanmış olacaktır. Ayrıca 2017 planlamasında 520 yeni diyetisyen kadrosu, 3 Kasım 2016 Tarihli ve 29877 Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Bu kadroların değişikliği 03/10/2016 tarihli Bakanlar Kurulu’nca 190 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin 7. ve 9.’ncu maddelerine göre yapılmıştır. Buna göre Diyetisyenler T.C. Sağlık Bakanlığı, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu’nun Taşra kadrolarına atanacaktır. Ancak bizler açısından bu kadrolar ve sayıları yetersiz kalmaktadır. Günümüzde mezun olan diyetisyen sayıları, illerin Halk Sağlığı Müdürlüğü’ne atanmış olan diyetisyenlerin görevlendirmelerle ilçelerde hizmet vermeleri, bu hizmetler sırasında ulaşım, yol koşulları, iklim, çevre vb diğer etkenler nedeni ile hizmet kalitelerinde sıkıntılar ortaya çıkacaktır. Bu nedenle önümüzdeki yıllarda Türkiye Halk Sağlığı Kurumu’nun daha fazla sayıda diyetisyen için kadro açılması gündeme gelecektir.

T.C. Sağlık Bakanlığı’nca yapılması hedeflenen bir diğer uygulamada aile hekimliği uygulamasına destek vermek için Sağlıklı Yaşam Merkezleri (SYM) açılması planlanmaktadır. Buna göre23.03.2016 Tarih ve 2016/5 sayılı Genelge ile TÜİK nüfusuna göre il ve ilçe merkezlerinde ilk 50.000 nüfus için bir, sonraki asgari her 100.000 nüfus için birer olmak üzere Sağlıklı Yaşam Merkezi açılması hedeflenmiştir. Türkiye’de SYM’ler yerleşim yerlerinde coğrafik ve demografik özelliklerine göre 1.117 adet olarak planlanmıştır. SYM’lerde yardımcı sağlık personeli olarak Diyetisyen, Fiziksel Aktivite Koçu, Sosyal Çalışmacı, Fizyoterapist/Ergoterapist, Psikolog, Adölesan Danışmanlığı, Çocuk Gelişimcisi, Podolog’un Ekip temelli hizmet yaklaşımı planlanmaktadır. SYM planlamasında TDD olarak öğretim üyelerimiz Prof.Dr. Nevin Şanlıer ve Prof.Dr.Neslişah Rakıcıoğlu’nun değerli katkıları ile Diyetisyen’in görev ve hizmet tanımları yapılmıştır.SYM’de görev alacak diğer meslek grupları da kendi görev tanımlarını yapmıştır. Bunlar bir sunum olarak hazırlanmış ve Sağlık Bakanına sunulmuştur. TDD’nin buradaki başlıca hedefi,  Birinci basamak sağlık bakımlarında disiplinler arası işbirliği ile diyetisyenleri desteklemek, gelecekte ülkemizin sağlık sisteminde güçlü bir meslek grubu ve ses olarak yer almalarını sağlamaktır. Bize SYM konusunda desteklerini veren  değerli meslektaşlarımız Prof.Dr. Nevin Şanlıer ve Prof.Dr.Neslişah Rakıcıoğlu’na teşekkür ederiz.

Bir diğer önemli husus konu ise T.C. Sağlık Bakanlığı, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu’nca  diyetisyen alınmaması durumuna dikkat çekmek istiyoruz. Bilindiği gibi ülkemizdeki kamu hastanelerine uzun zamandan beri diyetisyen ataması yapılmamaktadır. Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu kendi Personel Cetveli Sitemini geliştirmiş, buna göre personel gereksinmeleri belirlemektedir. TDD olarak bizde bu konuda dünya genelinde araştırmalar yapmaktayız. Sadece gerekli makamlara yazı yazarak, randevu alarak anlatmakla diyetisyenler için kadro isteğimizi kabul ettirmeyiz. TDD olarak diyetisyen gereksinmelerini hesaplama sistemini belirlemek için ülkelerin örneklerini inceliyoruz, açık biçimde ortaya koyacak araştırmalar yapıyoruz. Bunları bir rapor olarak yazı ile gerekli yerlere ileteceğiz. Değerli hocamız Prof.Dr. Türkan Kutluay  Merdol bu çalışmalarımızda çok değerli ve önemli katkılarda bulunmuştur.  Değerli hocamız Prof.Dr. Türkan Kutluay  Merdol’a yaptığı değerli çalışmalar ve katkılar için teşekkür ederiz.

Kamu Hastaneleri Kurumu kadrolarındaki Diyetisyenler görevlerini yaparken gerekli olan mesleki standartları ve gereksinimleri koruyabilmeli, diyetetik alanında mesleki etik uygulamalarının neler olduğu ve sorumluluğunun farkında olmalıdır.Biz Diyetisyenler olarak güvenilir bir meslek grubu olmak ve mesleki rolümüzü koruyabilmek için profesyonel gelişimin gerekliliğini anlayabilmeli ve bunu gösterebilmeliyiz. Diyetisyenler görevlerini ve hizmetlerini bu anlayışla yerine getirmeli, hizmet kalitesini en iyi biçimde yansıtarak bulunduğu kuruma “yeni bir diyetisyen/diyetisyenler” atanması için kadro “açtırmak/istetmek” konusunda etkin ve yönlendirici örnek rol model olmalıdır. TDD’ne üye olsun veya üye olmasın bütün diyetisyenler mesleki standartları korumak ve mesleki etik ilkelerine uymak zorundadır. Diyetisyenler bu yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmek, bireyler ve topluma yarar sağlamak konusunda mesleğimiz, toplumumuz, ülkemiz ve TDD’ne karşı sorumludur. Bu konuda dikkatli ve özenli davranılması gerektiğini vurguluyoruz.

Bunlardan ayrı TDD ve diyetisyenler olarak geleceğimizi de planlamamız gerekiyor. İleride üniversitelerden yılda 8.000-10.000 kadar diyetisyen mezun olacak. Kamudaki kadrolar dolacak. O zaman ne yapacağız?Yeni mezun olacakdiyetisyenlere de iş olanağı sağlamak gerekecek. Bunun için diyetisyenin görev alabileceği yeni alanları araştırmak, bulmak, ortaya koymak gerekiyor.Diyetisyenleri girişimci olmaları için desteklemek, yönlendirmek gerekiyor. Bu konuda da her beraber çalışmalıyız. Buna güzel bir örnek olarak genç diyetisyenlerden Mete Han Üner’i gösterebilirim.   Mete Han Üner araştırmalar yapmış, ilgili belgeleri ve bilgileri bizimle paylaşıyor. İş güvenliği alanında bilim uzmanlığı yapıyor, bu alanda da diyetisyenlerin görev alması gerektiğini savunuyor. Biz de bu öneriyi inceliyoruz. Alanımızda ilgili konularda okuyan, araştıran, gören, uyaran, üreten diyetisyenlere güzel bir örnektir.Diyetisyenlerin de böyle üretken olmalarını bekliyoruz.

Diyetisyenlerin kendilerini daha iyi geliştirmeleri konusunda neler önerebilirsiniz ?

Diyetisyenlik mesleğinin çalışmaları, hakları, sınırlarının koruması konusunda da araştırmalar yapmayı, bilgimizi arttırmayı, yabancı ülkelerdeki gelişmeleri izlemeyi de görev bilmemiz gerekiyor. Diyetisyenlerin meslek yasası, görev tanımlarının yapıldığı yönetmelikler, sorumluluklarımız, meslek standartlarımız, etik ilkelerimiz hakkında donamlı olmamız gerekiyor. Üniversiteden mezun olmak ve diploma almakla diyetisyenliğin bitmediğini, yaşam boyu öğrenme ve eğitim kavramını yaşama uygulamak, değişen bilgilerin yerine güncel, kanıta dayalı ve geçerli bilgi ve uygulamaları kazanmakla yükümlü olduğumuz unutulmamalıdır. Mesleğimiz ile ilgili kurs, sempozyum, eğitim toplantıları ve kongrelere vb faaliyetlere katılmamız gerektiği, bunların izlenmesinin zorunluluk olduğu unutulmamalıdır.

Diyetisyenlik mesleği hem bilimsel hem de sürekli genişleyen bir kitle olarak büyümekte ve sürekli hareketlilik göstermektedir. Geleceğin diyetisyenleri hem kendilerini geliştirmek hem de bilimsel uzmanlık seviyelerini, teknolojik mükemmelliği, modern diyetetik uygulamalarında uzmanlık koşullarına uyarlamak durumundadır. Diyetisyenlerin yeteneklerini güçlendirmeleri gereklidir, sürekli olarak mesleki yeteneklerini güncellemeli, çalışmalarından çıktılarını belgelemeli, beslenme iletişimindeki gelişmelerini ve konumlarını korumalıdır. Sıkı ve disiplinli çalışan, çalışmaya istekli, bilgisini uygulayabilen, değişimler ve yenilikler için mücadele edebilen ve tavrını ortaya koyabilen kişilerle diyetisyenlik mesleği ülkemizde gelişmeler sağlayabilmiştir. Diyetisyenlik mesleği yine bu dinamik özelliklerini koruyarak, geliştirerek, gelecekte de gelişmesini ve ilerlemesini sürdürecektir. Çağın gerektirdiği donanımlara, bilgi ve yeteneklere sahip olmak, bunları gerektiği gibi kullanmak zorundayız.Alanımızda doğru soruları sorarak, ilgili konularda okuyan, araştıran, birikim yapan, gören, uyaran, üreten diyetisyenler olmalıyız. Aksi halde gelişigüzel konuşarak, yazarak ancak içimizi boşaltır, hiç bir mücadelemizi kazanamaz, sonuca ulaşamayız.

-Dernek tarafından illere temsilcilikler atanıyor bu temsilcilerin illerde ne gibi görevleri ve amaçları var?

 

TDD İl Temsilcileri Genel merkez Yönetim Kurulu (GMYK) üyelerinden sonra TDD adına ildeki en yetkili kişidir. TDD İl Temsilcileri ildeki meslektaşlarımız arasında iş birliği, birlik ve beraberliği sağlamak için çalışır. TDD İl Temsilcileri Yardımcıları ile dayanışma ve işbirliği temeline dayanan bir takım çalışması yürütür. TDD İl Temsilcileri ve Yardımcıları temsilcisi oldukları illerde TDD’nin tanıtımını yaparak üye olmayan meslektaşlarımızı TDD’ne üye olmaya yönlendirir, yeni üyelerin kazanılmasını sağlar, üye olmalarına yardımcı olur. TDD İl Temsilcileri ve Yardımcıları sorumlu oldukları ile ve çevre illerde bulunan meslektaşlarımızla dayanışma, iletişim halinde bulunur, iletişim ağının genişletilmesine ve güncelliğinin korunmasına yardımcı olur. TDD İl Temsilcileri ve Yardımcıları sorumluluk alanlarındaki özel sektör, üniversiteler, kamu hastaneleri, özel hastaneler ve diğer kuruluşlarda çalışmakta olan diyetisyenlerin sayılarını ve unvanlarını, adres ve iletişim bilgilerini belirler, genel merkeze iletir, iletişim bilgilerini kontrol eder ve güncelliğini korur. TDD üyelerinin üyelik aidatların toplanması, ödenmesi konusunda üyeleri yönlendirici çalışmalar yapar.Yetki bölgesindeki TDD üyelerinin bilgilerindeki değişiklikler konusunda Genel Merkezi bilgilendirir. TDD İl Temsilcileri ve Yardımcıları TDD Genel merkezi ile her türlü iletişimi sağlar, gelişmeler ve meslektaşlarımız için yapılacak organizasyonlar konusunda bilgiler sağlar, çalışmalar yapar. TDD İl Temsilcileri ve yardımcıları dernek üyelerimizin yaşadığı idari ve yasal sorunlar başta olmak üzere tüm istek ve önerilerini kendi değerlendirmeleriyle birlikte, yine görev ve sorumluluklarına ilişkin faaliyet ve çalışmalarını TDD merkezine rapor olarak iletir. TDD yayınların tanıtılması, bu konudaki isteklerin karşılanması, TDD ve diyetisyenlik mesleğinin tanıtılması için projeler yapar. Yine TDD İl Temsilcileri ve yardımcıları diyetisyen olmadığı halde diyetisyenlik yapmaya çalışanları belirler, yasal sürecin yürütülmesi için ilgili belge ve bilgileri toplayarak genel merkeze iletir.

 

Diyetisyenler derneğimiz için neler yapabilirler?

Başlıca sloganımız “TDD’ye üye ol TDD’ye üye bul” olmalıdır. Öncelikle bütün diyetisyenleri TDD’nde toplanmaya, TDD’nin saflarını sıklaştırmaya, TDD’ne üye olmaya davet ediyoruz.  Meslek grubumuz, diyetisyenler vizyonu TDD sayesinde kazanabilir, yaşama aktarabilir.  Bir vizyona sahip olmayandiyetisyenler evrende boşlukta kalmıştır. Bir vizyona sahip olmayan ve bireysel kalan diyetisyenlerin emek ve uğraşıları amacına ulaşamamakta, diyetisyenler  bıkkınlık ve boşluk duygusu, sonuçta mesleki tükenmişlik ile karşı karşıya kalabilmektedir. Meslek grubumuzun vizyonu: meslek birliğimiz olan TDD ile güçlenir, hedefine ulaşabilir.TDD üyeliği, bir diyetisyenin mesleğine, kariyerine, geleceğine yatırımı olarak düşünülmelidir. TDD tarafından oluşturulan ünün üyelerine geniş yararları olacak, kazanımlarını  teşvik edecektir.Böylesine değerli ve saygın birlik oluşturmak, bu birliğe katılmak diyetisyenlere kariyerleri için geniş yararların düzenlenmesine, ağımızın büyümesine de fırsat sağlamaktadır.TDD üyeliği öncelikle kendini yönetebilmeyi ve bir meslek örgütüne karşı sorumlulukları yerine getirmeyi gerektirmektedir. Üyelerimizi, TDDtüzüğünün gereği, maddi ve manevi yükümlülüklerini düzenli olarak yerine getirmeye, aidat borçlarını ödemeye davet ediyoruz.Üyelerimizi TDD’ne bağış bulmaya, bağış yapacak kişi ve kuruluşlardan gelecek bağışları TDD’ne yönlendirmede aracı olmaya davet ediyoruz.  Yıllardan beri önceki dönemlerde de yazılı ve sözlü olarak belirtilmesine karşın üyelerimizin büyük çoğunluğunun yıllık aidatlarını ödemedikleri, üyelik taahhütlerini yerine getirmedikleri görülmektedir. Üyelerimizi, TDDtüzüğünde yazılı olduğu gibi TDD Yönetim Kurulu’nca alınan ve ilan edilen kararlara uyacaklarını kabul ve taahhüt ettikleri, maddi ve manevi yükümlülüklerini düzenli olarak yerine getirmeye davet ediyoruz.

 

Sonuç olarak: Biz diyetisyenler meslek birliğimiz TDD çatısı altında toplanmalı, birlik olmalıyız. Tek başımıza kalırsak, bireysel çalışırsak hiçbir mesleki hedefe ulaşamayız. Yine TDD olarak günümüz koşullarında klasik yöntemlerle de başarılı olamayız. Bu röportajda TDD yönetim kurulu başkanı olarak birliğin, beraberliğin önemini vurgulamaya çalıştım. Çünkü bireysel eylemlerimiz bugüne kadar başarılı olamadı. TDD olarak uzun yıllardan beri yaptıklarımız beklentilerimizi karşılayamadı. TDD’de birleşerek aktif diyetisyenler, akademisyenler, öğrencilerimiz ve gönüllülerimizle birlikte uzun süreli, kısa süreli planlamalar yapabiliriz.  Bu planlamalara göre hedefler ve adımları belirleyebiliriz. Kısacası bunu ortak akılla başarabiliriz. Yapılan planları TDD kurumsal kimliğiyle eyleme geçirebilir, TDD kurumsal olarak 50 yıla yaklaşan deneyimi, birikimi ve kimliğiyle çalışmalarımızı kazanıma dönüştürebilir.TDD Yönetim Kurulu’nca alınan ve ilan edilen kararlara uyarak bütün üyeler bir takım halinde çalışabilir, belirlenen hedeflere enerjilerini yoğunlaştırabilir.Planlarımızda eksiklik, yetersizlik görülürse ve herhangi bir sorunla karşılaşılırsa hep birlikte yapacağımız 6 aylık, yıllık plan değerlendirmelerindebunları giderebilir, doğrulama yapabilir, güncelleyebiliriz. Planlarımızı daha sağlıklı, verimli duruma getirebilir, ortak hedeflerimize karşı enerjimizi daha güçlü biçimde yoğunlaştırabiliriz.Bireysel kalırsak bunlarıasla yapamayız. Ülkemiz koşullarında biz diyetisyenler için başarıya ulaşmanın başka kısa ve güvenli bir diğer yolu bulunmuyor.

 

Biz TDD Yönetim Kurulu üyeleri olarak diyetisyenlerin birlikte çalışmak, hedeflere ulaşmak için gerekli olan bilgi, enerji, yetenek, donanım ve kaynaklara sahip olduklarına inanıyoruz. Yaptığımız tüm bu açıklamalardan sonra gelecekte TDD ve diyetisyenlerin konumunu hayal etmenizi, düşünmenizi öneriyoruz. Eğerbu sürecin bir parçası olmak istiyorsanız sizi de aktif bir TDD üyesi olmaya, bu sürecin aktif bir parçası olarak, TDD yapılanmalarında, çalışmalarında katkı vermeye,görev almaya  davet ediyoruz.

 

Prof.Dr. Muhittin TAYFUR

TDD Yönetim Kurulu Başkanı