Besinler ve besinlerin tüketimleri uzun zamandan beri antropolojistler tarafından çalışılmaktadır. Diyetteki değişmelerin insanın evriminde anahtar olaylar olduğu düşünülmektedir. Eski çağlarda insanların gün gün neler yediğini hiç kimse bilmemektedir. Antropolojistler taş devri insanlarının diyetlerini kullanılabilir veriler temelinde bir araya getirmeye ve yeniden oluşturmaya çalışmaktadır. İnsanların iskelet kalıntıları, diş büyüklükleri ve şekilleri, çene kemiklerinin yapısı ve oluşumu, diş kökleri, dişlerin dayanıklılıkları, çiğneme hareketleri, taş araçlar, hayvanların kemikleri, balık tüketimleri gibi diyet alışkanlıkları ile ilgili verilerden diyet alşkanlıklarını çıkarmaya çalışmaktadır. Verilere göre diyetin taze meyveler, yumuşak ve taze yapraklardan oluştuğu, zamanla geleneksel diyetten gevrek kabuklu yemişlere ve daha sert besinlere geçiş yaptıkları önerilmektedir.Ayrıca yeni araştırma teknikleri ve yöntemleri ile ilkel insanların dişlerinin dayanıklılıkları, mikroskopik olarak dişler üzerindeki aşınmalar üzerinde çalışılmakta, taş devri diyetinin çeşitliliği ve karmaşıklığı da araştırılmaktadır. Elde edilen verilere ve bunlara dayanılarak yapılan hesaplamalara göre diyet enerjisinin %30’unun yağlardan, %35’inin karbonhidratlardan ve %30’unun da proteinden elde edildiği önerilmiştir.

Modern insanlar için hazırlanmışolan diyet kitaplarında “Taş devri diyeti” bazen “Mağara adam diyeti” veya “Paleo diyet” adlandırılması yapılmış ve bu tür diyetler oldukça populer hale gelmiştir. Bu kitapları yazan yazarlar tarafından “Taş devrine dönüş”  savı ile bazı öneriler yapılmıştır. Bu önerilerden bir tanesinde özellikle çiğ sütün tüketilmesi vurgulanmıştır. Ne yazık ki bu öneri çiğ sütte ve çiğ sütten üretilmiş ürünlerde bulunan tehlikeli bakterilerin varlığına bağlı olarak ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Çiğ süt pastörizasyon aracığılıyla minimal seviyede işlenir, Salmonella, Esherichia coli O157 ve Campylobacter gibi çiğ sütte bulunabilen tehlikeli organizmalar etkisiz hale getirilmektedir. Taş devri diyetinin savunucuları ve destekçileri tarafından ileri sürülen bir diğer fikir çok kısa zamanda genomumuzun değiştiği, günümüzdeki tüketilen besinlerin beslenme kalitesi ile ilgisi olduğu, günümüzdeki kronik hastalıklar deneyiminin bunda etkili olduğu yönünde iddialardır. Taş devri diyetinin değişik türlerine kitaplar, bloglar ve web sitelerinde karşılaşılmaktadır. Bu kaynaklardan sürekli bir bombardıman yapılmaktadır. Bu bilgilerin hepsi güvenilir ve kanıta dayanan bilgi temelinde değildir.